KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2020/7274 E., 2021/9215 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasının reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş; davalı vekili de temyize cevap dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 22/06/2021 günü taraf vekillerinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, sözlü açıklamaları da dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tespit edilen fark bedelin verilen sürelere rağmen bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Kamulaştırma Kanununun 10. maddesinin 8. fıkrasında "...10 uncu maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir." ifadesi yer almaktadır.
Yapılan incelemede; mahkemece tespit edilen fark bedelin bloke edilmesi için 25.12.2019 tarihli celsede idareye 15 gün süre verildiği, ancak idarenin duruşmada hazır bulunmadığından, 15 günlük sürenin tebliğ tarihinden başladığı, davacı idareye tebligatın 20.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve sonraki celse tarihinin 29.01.2020 olduğu gözetildiğinde, ilk 15 günlük süre usulüne uygun olarak verilmediği gibi; 29.01.2020 tarihli celse de ikinci kez idareye 15 gün süre verildiği, davacı idarenin yine duruşmada hazır olmadığından sürenin tebliğ ile başladığı, davacı idareye tebligatın 17.02.2020 tarihinde yapıldığı ve sonraki celse tarihinin 26.02.2020 olduğu gözetildiğinde idareye ikinci kez verilen 15 günlük sürenin de usulüne uygun olarak verilmediği anlaşılmıştır.
Bu itibarla; davacı idareye fark bedeli bloke etmesi için yeniden usulüne uygun süre verilmesi gerektiği düşünülmeden; yazılı şekilde kanundaki prosedüre uyulmadan süre verilerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2020/7274, K. 2021/9215, 22 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama