KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2020/8940 E., 2022/1126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2022
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın davalı ... İşletme Müdürlüğü yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı Hazine yönünden ise kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı ile birlikte Ferizli Asliye Hukuk Mahkemesince 2017/16 E. - 2018/206 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı Hazine vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR -
Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın davalı ... yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı hazine yönünden ise kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, davalı Hazine vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nce esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili ve davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.
Aşağıda açıklanan gerekçelerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra; Ferizli Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/16 Esas, 2018/206 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; dava konusu Sakarya İli, Ferizli İlçesi, Ferizli Mahallesi, 159 parsel sayılı, 5350 m2 yüzölçümlü taşınmazın ... tarafından açılan dava sonucunda Ferizli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/95 Esas, 2017/16 Karar sayılı ilamı ile tamamının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz edilmeyerek 04/04/2017 tarihinde kesinleştiği,eldeki davanın 09/02/2017 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede ise;
Taşınmazın niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının %4 uygulanması gerekirken, bu oranın %4,5 kabulü ile az bedel tespiti,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2020/8940, K. 2022/1126, 27 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama