KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2020/9157 E., 2022/5887 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2022
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda; ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesinin yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmünün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR -
Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nce esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 1968 yılında yapılan kadastro sırasında Pirinççi Köyü, 178 parsel sayılı 95.200,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın 4753 sayılı Kanun uyarınca oluşan tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile Kamil Güre adına tespit ve tescil edildiği, 1987 yılında hükmen tescil yoluyla davacıya geçtiği, taşınmazın tapu kaydına 22/4/1988 tarihinde "2942 sayılı Kanun'un 7. maddesine göre şerh" yazıldığı, yine 28/11/1995 tarihinde "parselin ormanla ilişkisi vardır " şerhi yazıldığı, 1/5/2007 tarihinde ise "orman alanı içerisinde kalmaktadır" yazıldığı,
Orman Yönetimi tarafından açılan dava üzerine İstanbul 18. (Kapatılan Eyüp 3.) Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/39 E. - 2010/475 K. sayılı kararıyla kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı gerekçesiyle hükmen tapusunun iptaline karar verildiği, hükmün temyiz incelemesinden geçerek 04.06.2012 tarihinde kesinleştiği, davacının eldeki davayı 14/07/2016 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2020/9157, K. 2022/5887, 31 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama