KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2020/9313 E., 2020/10032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Sulh Hukuk ile ... Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Dava, kayyım tayini istemine ilişkindir.
... 2. Sulh Hukuk Mahkemesince, UYAP sistemi üzerinden yapılan adres araştırmasında kayyım tayini istenilen küçük ...'nün adresinin '' ... Mah. ... Cad. No:...-.../... .../...'' olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiştir.
... Sulh Hukuk Mahkemesince ise, kayyım tayini istenilen küçüğün fiili olarak ve sürekli kalmak niyetiyle oturduğu yer olan ikametgah bilgilerinin araştırılması hususunda gelen cevabi yazılarda küçüğün sürekli olarak kalma niyetiyle ikamet ettiği adresinin Merkez/ ... olduğunun belirtildiği, işbu davanın TMK'nun 411. maddesi uyarınca yerleşim yeri mahkemesinde görülmesi gerektiği ve bu kuralın kesin yetki kuralı olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Türk Medenî Kanununun 426. maddesinde "Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atar. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa..." hükmü; 431. maddesinde ise "Vasinin atanması usûlüne ilişkin kurallar, kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanır." hükmü getirilmiştir. Diğer yandan, aynı Kanunun 411. maddesine göre de, "Vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir."
Somut olayda, nüfus kayıtlarının incelenmesinde güncel nüfus kayıtlarına göre kayyım tayini istenilen küçüğün yerleşim yeri adresinin "... Mahallesi ... Sokak No:... İç Kapı No:... Merkez/..." olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2020/9313, K. 2020/10032, 16 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama