KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2021/13318 E., 2022/697 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2022
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacılar vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR -
Dava dilekçesinde,ana taşınmazdaki bağımsız bölümlere verilen arsa paylarının değerleriyle orantılı olarak tespiti ve tescili istenilmiştir.
Mahkemece 11/02/2016 tarihli davanın kabulüne dair verilen kararın bir kısım davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017/8441 Esas ve 2019/1189 K. sayılı kararı ile “ dava konusu ana taşınmazla ilgili olarak; dosyadan hazırlanan bilirkişi raporunda kat mülkiyetinin kurulduğu 22.05.1985 tarihinde arsa paylarının orantılı olarak dağıtılıp dağıtılmadığı belirtilmemiş, kat mülkiyetinin kurulduğu tarihte, ilgili bağımsız bölümün o tarihteki cinsi, bulunduğu kat, alanı, ısınma sistemi, aydınlanması,
mimari kullanımı ve konumu, cephesi ve manzarası gibi hususlar dikkate alınırken nasıl bir yanlışlık yapıldığı açıklanmamış, özellikle kat mülkiyetinin tesisi sırasında dava konusu 1 ve 8 nolu bağımsız bölümlere ayrılan arsa paylarındaki orantısızlığın sebebi gösterilmemiş, bağımsız bölümlerin değerinde ve dolayısıyla arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan, arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya konulmamıştır.
Dava konusu taşınmazda 22.05.1985 tarihinde kat mülkiyeti kurulduğu ve aradan geçen süre zarfında taşınmazda arsa paylarına herhangi bir itiraz olmadığı dikkate alındığında, ilgili belediyeden getirtilecek rayiç bedellere göre bu tarihte dükkan ve meskenlerin değerleri arasındaki oranın belirlenmesi ve arsa paylarının tespitinde bu oranın da dikkate alınması gerekirken;
bağımsız bölümlerin, kat mülkiyetinin kurulduğu tarihteki değerlerini belirleyen yukarıda açıklanan unsurları ve bu belirlemeye göre tapu sicilinde kayıtlı arsa paylarında düzeltilmesi gereken bir yanlışlık olup olmadığı konusunda herhangi bir değerlendirme ve gerekçe içermeyen soyut ve genel ifadeli bilirkişi raporu esas alınarak mahkemece hüküm kurulması doğru görülmediğinden” hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/13318, K. 2022/697, 24 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama