İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/12911 K.2025/10407

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/12911Karar2025/10407Tarih3 Temmuz 2025Okuma5 dk · 1.066 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2022/12911 E., 2025/10407 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Temmuz 2025
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1801 Esas, 2022/2081 Karar
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
İzmir 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/23 Esas, 2021/352 Karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.066 kelime·5 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1207 ve 1208 parsel (yeni ... Mahallesi 1353 ada 2 ve 3 parsel) sayılı taşınmazların müvekkillerinin murisi ... adına 1/3 pay ile kayıtlı olduğunu, söz konusu taşınmazlara davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın fiilen yol yapılmak suretiyle el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından hazırlanan kamulaştırma planına göre dava konusu taşınmazların geldisinin 31 parsel sayılı taşınmaz olduğunu, kamulaştırma işlemlerinin ... Vilayeti İdare heyetinin 25.08.1955 tarihli 1853 sayılı Menafi Umumiye Kararına göre gerçekleştirildiğini, kamulaştırmanın 1956 yılında önce yapılmış olması nedeniyle 221 sayılı Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanun (221 sayılı Kanun) uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile süre yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın süre yönünden reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların kamulaştırıldığı iddiası doğru ise davalı idare adına tescil edilmesi gerektiğini, oysa özel mülkiye tabi tutularak müvekkilleri adına tescil edildiğini, ne müvekkillerinin ne de murislerinin kamulaştırma işleminden haberlerinin olmadığını, taşınmazına usulüne uygun şekilde kamulaştırma işlemi yapılmaksızın el konulan mal sahipleri açısından herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin söz konusu olamayacağını,

kamulaştırmasız el atma davalarında var olan hak düşürücü sürenin hakkaniyet ilkelerine aykırı bulunarak Anayasa Mahkemesinin 10.04.2003 tarihli ve 2002/112 Esas, 2003/33 Karar sayılı kararı ile iptal edildiğini, bu iptal kararı üzerine 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında el atılan taşınmazlara yönelik hak düşürücü süreye tabi olmadan dava açma hakkının tanındığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın yeterince gerekçelendirilmediğini, bu hususta yeniden inceleme yapılması gerektiğini, kamulaştırma işleminin usulüne uygun olarak yapıldığına ilişkin kanaatin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların bulunduğu alana ilişkin olarak 25.08.1955 tarihli ve 1853 sayılı Kamu Yararı Kararı alındığı, ...-... yolu olarak kamulaştırıldığı ve taşınmazlara yol olarak el atıldığı, taşınmazların bulunduğu yörede yapılan kadastro çalışmaları üzerine de dava konusu 1207 parsel (yeni 1353 ada 2 parsel) sayılı taşınmaz hakkında tanzim olunan 12.10.1959 tarihli ve 1208 parsel (yeni 1353 ada 3 parsel) sayılı taşınmaz hakkında tanzim olunan 12.02.1959 tarihli tapulama tutanaklarının iktisap sebebine göre de "...

1956 yılında yeni ...-... ve ...-... şoselerinin açılmasıyla istimlak edildiği ve istimlak bedelinin verilmediği muhtar ve bilirkişi beyanlarından anlaşılmakla..." açıklaması ile ... mirasçıları adlarına tespit görüp, tespite yönelik süresinde dava açılmaması üzerine, tapulama tutanaklarının kesinleşmesi sonucu, tapulamaya istinaden (1/3'er) hisse şeklinde ... mirasçıları ..., ... ve ... adlarına 21.04.1960 tarihinde tapuya tescil edildiği,

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kesinleşen kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere, tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz ise de yol olarak el atılan taşınmazların kamu ortak malı sayılacağından kazandırıcı zamanaşımı veya zilyetliğe dayanılarak tescili mümkün olmadığı gibi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 999 uncu maddesi ile 3402 sayılı Kanun'un 12 nci ve 16 ncı maddeleri gözetildiğinde,

özel mülkiyet şeklinde tapuya tesciline olanak olmadığından ve 221 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde yer alan "6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 09.10.1956 tarihine kadar kamulaştırma işlemine dayanmaksızın Kamulaştırma Kanunlarının göz önünde tuttuğu maksatlara fiilen tahsis edilmiş olan gayrimenkuller ilgili hükmi şahıs veya müessesesi adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılır." hükmü nedeniyle taşınmazın kamulaştırılmış olduğunun kabulü gerektiği, dosya içeriğine göre dava konusu taşınmazların tapulama tutanaklarında, açıkça 1956 yılında yol geçirildiği belirlenmiş olmakla,

dava konusu taşınmazlara 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığı anlaşıldığından davada 221 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, 12.01.1961 tarihinde yürürlüğe giren 221 sayılı Kanun uyarınca davacıların dava hakkının 13.01.1963 tarihinde son bulduğu, mevcut davanın ise 05.09.2019 tarihinde açıldığı, bu itibarla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacılar ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesiyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/352 Karar sayılı kararları ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli, 1989/14 Esas, 1989/49 Karar sayılı kararı ve 12.12.1989 tarihli, 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas,

2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/12911, K. 2025/10407, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/12911
Karar No
2025/10407
Tarih
3 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/12925 K.2025/10407
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/12933 K.2025/10408
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/12953 K.2025/10409
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/12954 K.2025/13110
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/12964 K.2025/10746
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/13022 K.2025/14271

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.