KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2022/7554 E., 2025/10188 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/104 Esas, 2022/143 Karar
- Karar
- Ret
Karar Metni
884 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı kayyımı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kayyımı vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, ..., ... Mahallesi 383 ada 22 parsel sayılı 90,00 m² yüzölçümlü ve dükkan vasıflı taşınmazın 11,00 m² hissesinin ... adına kayıtlı olduğunu, ...'nın kim olduğu, yaşayıp yaşamadığı mirasçıların bulunup bulunmadığı tespit edilemediğinden Adana 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/1575 Esas sayılı dosyasından verilen karar kayyım olarak atandığını, kayyımlıkla idare edilen bu taşınmaza davalı ... Başkanlığınca yol yapılmak suretiyle fiilen el konulduğunu, davalı idareye uzlaşma hususunda başvurulduğunu uzlaşma taleplerinin reddedildiğini belirterek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 1.10.2015 tarihli ve 2015/136 Esas 2015/435 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 1.10.2015 tarihli ve 2015/136 Esas 2015/435 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı kayyımı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaza 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığı ileri sürüldüğünden ve mahkemece aynı gerekçeyle dava reddedildiğinden, dava konusu taşınmaza yol olarak ne zaman el atıldığı, daha sonra yolda genişleme olup olmadığı olgusunun kesin olarak belirlenmesi gerektiğinden ilgili resmi kuruluşlardan dava konusu taşınmazın 1956 öncesi hava fotoğrafları temin edilerek, refakate re'sen alınacak hava fotogrometri uzmanı bilirkişiler eşliğinde mahallinde keşif yapılarak,
hava fotoğrafları üzerinde dava konusu taşınmazın konumu da işaretlettirilmek suretiyle ve tarafların dava konusu taşınmaza el atma ile ilgili her türlü delili de sorulup, taşınmaza fiilen hangi tarihte el atıldığı kesin olarak saptanıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, doğru olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 14.05.2019 tarihli ve 2018/306 Esas 2019/196 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 14.05.2019 tarihli ve 2018/306 Esas, 2019/196 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı kayyım vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; mahkemece dava konusu taşınmaza fiili el atmanın 05.10.1956 tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu kabul edilerek, 221 sayılı Kanun’a (221 sayılı Kanun) göre davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş ise de dava konusu taşınmazda Seyhan Belediye Başkanlığının kamulaştırma yolu ile 4/5 hisse ile 13.01.1960 tarihinde malik olduğu ve aynı tarihte kamulaştırma şerhinin tapuya işlendiği gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın ne amaçla ve nasıl kamulaştırıldığı tespit edilip, buna ilişkin evraklar ilgili idareden istenildikten,
Seyhan Belediyesinin edinim sebebine ilişkin belgeler Tapu Müdürlüğünden getirtildikten ve dava konusu taşınmazın imar planındaki durumu ve ilk imar planının kesinleşme tarihi Seyhan Belediye Başkanlığından ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığından sorulduktan sonra, dava konusu taşınmaza yol olarak ne zaman el atıldığı, daha sonra yolda genişleme olup olmadığı olgusunun kesin olarak saptanması için mahallinde keşif yapılıp gerekirse tanık da dinlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin 22.03.2022 tarihli ve 2020/104 Esas, 2022/143 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kayyım vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı kayyım vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Yapılan incelemede; tapu maliki davacının dava konusu taşınmaza yapılan tesis kadastrosu ile 1/5 oranında hisse ile 30.12.1936 tarihinde malik olduğu ve yapılan araştırma sonrası alınan bilirkişi raporları doğrultusunda taşınmaza 9.10.1956 yılından önce el atıldığının sabit olduğu anlaşılmıştır.
3. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar Sayılı kararları ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar sayılı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.4.2022 tarihli ve 2021/19 Esas,
2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği de gözetildiğinde bozma gerekleri yerine getirilerek davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı kayyım vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı kayyımından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/7554, K. 2025/10188, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama