KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2023/3807 E., 2025/10406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/98 Esas, 2023/164 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/222 Esas, 2022/564 Karar
Karar Metni
959 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi 1151 ada 104 parsel (eski 896 ada 38 parsel) sayılı taşınmazın müvekkillerinin murisi ... adına kayıtlı iken usulüne uygun bir kamulaştırma yapılmaksızın hukuka aykırı olarak tapu kaydının iptal edildiğini belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ...
Suyu isale hattı ve memba himaye alanında yer aldığını, taşınmazın vakfedilmek suretiyle kamuya tahsis edilme olgusunun 1956 yılından çok öncesine dayandığını, buna ilişkin vakfiye dilekçesinin ibraz edildiğini, bu kapsamda 221 sayılı Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanun (221 sayılı Kanun) ile kamulaştırılmış bir taşınmaz olduğunu, Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1968/695 Esas, 1968/907 Karar sayılı kararı ile söz konusu taşınmazın 221 sayılı Kanun'a göre ...
İdaresi adına tescil edildiğini, tescil kararının 221 sayılı Kanun’a uygun şekilde verildiğini, 221 sayılı Kanun uyarınca taşınmaz bedelinin hak düşürücü süre içinde talep edilmediğini ve dava açma hakkının süre yönünden ortadan kalktığını, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ... Suyu memba alanında yer aldığını, taşınmaza 09.10.1956 tarihinden çok önce bu gerekçeyle el atıldığını, bu kapsamda 221 sayılı Kanun ile kamulaştırılmış bir taşınmaz olduğunu, Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1968/695 Esas, 1968/907 Karar sayılı kararı ile söz konusu taşınmazların 221 sayılı Kanuna göre ...
İdaresi adına tescil edildiğini, 221 sayılı Kanun uyarınca taşınmaz bedelinin hak düşürücü süre içinde talep edilmediğini ve dava açma hakkının süre yönünden ortadan kalktığını, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesini, taşınmazın vakıf malı niteliğinde olduğundan özel mülkiyete konu olamayacağını, aynı parselde diğer mirasçılar tarafından İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/282 Esas, 2011/305 Karar sayılı dosyasında açılan davanın reddine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacılar ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu taşınmazın geldisi olan 896 ada 38 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespit tutanağının 18.12.1958 tarihinde kesinleştiği ve davacıların kök murisi ... ile beraber ... ve ... adlarına tescil edildiği, davacıların murisleri ... ile ...'ın (...) 14.02.1959 tarihinde intikal suretiyle taşınmazda hak sahibi oldukları ve aynı kök murisin mirasçıları tarafından İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/282 Esas, 2012/305 Karar sayılı dosyasında açılan ve Dairemiz denetiminden geçerek kesinleşen dosyada dava konusu taşınmazın 221 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edildiği anlaşılmaktadır.
3. Bu durumda.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesiyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli, 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/352 Karar sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar sayılı kararı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas,
2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/3807, K. 2025/10406, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama