KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2023/5128 E., 2023/11519 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2370 Esas, 2023/130 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/376 Esas, 2020/328 Karar
Karar Metni
856 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Mersin ili, Tarsus ilçesi, ... köyü 102, 269, 829 ve 836 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, taşınmazlara kamulaştırma yapılmaksızın yıllar önce fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, el atma iddiasının mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddinin gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, el atma tazminatı ve ecrimisilin tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin ve ecrimisilin yüksek olduğunu, dava konusu taşınmazların değerinin hesaplanmasında el koyma tarihindeki niteliğinin esas alınması gerektiğini, el atıldığı tarihte müvekkili idare tarafından henüz sulama tesisleri yapılmadığından taşınmazların kuru tarım arazisi vasfında olduğunu ve değerlendirmenin buna göre yapılması gerektiğini, münavebe ürün deseninin getirisi yüksek ürünlerden oluşturulmak suretiyle bedelin fazla belirlendiğini, buğday ürününün münavebeye eklenmediğini,
ıslah yoluyla arttırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, el atma tarihi 04.11.1983 tarihi öncesi olduğundan ecrimisil bedeli yönünden de vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kurum tarafından gönderilen yazılara göre dava konusu taşınmazlara 18.06.1979 tarihinden önce el atıldığı, kamulaştırma işleminin muhatabına usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ve kamulaştırma bedelinin muhatabına ödenmediği, sonuç olarak kamulaştırma işleminin kesinleşmediği, el atma tarihi 1983 yılı öncesi olup davacı tarafından uzlaşma talebinde bulunulduğu, davalı kurumca uzlaşma talebinin olumsuz değerlendirildiği,
taşınmazların el atma tarihindeki niteliğine göre bedelinin tespiti ile tesciline dair hüküm kurulması gerektiği, İlçe Tarım Müdürlüğünün cevabi yazısı doğrultusunda mısır, marul ve yazlık kabak münavebeye alınmak suretiyle taşınmaz bedelinin tespit edildiği, sulu arazi kabul edilen taşınmazlara %4 oranında kapitalizasyon faizi uygulandığı, taşınmazlara fiilen el atıldığı tarihte sulu arazi olmaları sebebiyle ecrimisil bedellerinin de gelir metoduna göre tespit edildiği,
istinaf talebinde bulunan davalı idare lehine herhangi bir istinaf sebebinin olmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, taşınmaz için tespit edilen kapitalizasyon faiz oranının düşük olup yöre gerçeklerini yansıtmadığını, dosyada usulüne uygun olarak alınmış koordinatlı bir fen bilirkişi raporu ile krokisinin bulunmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili ve ecrimisil hususundadır.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un Geçici 6 ncı maddesinin birinci, ikinci ve altıncı fıkraları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Arazi niteliğindeki Mersin ili, Tarsus ilçesi, ... köyü 102, 269, 829 ve 836 parsel sayılı taşınmazlara net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Buna karşın; dava konusu 836 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında yer alan ipotek şerhinin bu parsel yönünden hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak "Dava konusu 836 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında yer alan ipotek şerhinin bu parsel yönünden hükmedilen bedele yansıtılmasına" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/5128, K. 2023/11519, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama