KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2023/6194 E., 2023/11270 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3366 Esas, 2023/181 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 15. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/290 Esas, 2021/171 Karar
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki arsa paylarının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar tarafların hükmü istinaf etmemesi nedeniyle kesinleşmiştir.
Davacı vekili 24.10.2017 tarihli dilekçesiyle; davanın bilirkişi raporunda belirlenen yeni arsa payları doğrultusunda kabulüne karar verilmesine rağmen hüküm kısmına eski arsa paylarının yazılarak tesciline karar verildiğini belirterek bu hatanın tavzih yoluyla düzeltilmesi için tavzih talebinde bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince 23.02.2021 tarihli ek karar ile davacı vekilinin tavzih isteminin reddine karar verilmiş, davacı vekilinin ek karara ilişkin istinaf talebi Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305 inci maddesinde. "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun'un 305/A maddesinde ise "Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." düzenlenmesi bulunmaktadır.
6100 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca taraflara yüklenen borçların tavzih yolu ile değiştirilmesi ya da yeni borçlar yüklenmesi mümkün olmadığından tavzih dilekçesinin reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf itirazının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar yukarıda anılan Kanun hükmüne uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/6194, K. 2023/11270, 20 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama