İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/7708 K.2024/2287

Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın…

Esas2023/7708Karar2024/2287Tarih27 Şubat 2024Okuma7 dk · 1.442 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2023/7708 E., 2024/2287 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Şubat 2024
Mahkemesi
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/805 Esas, 2023/675 Karar
Karar
Esastan ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.442 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü, ... Tapu Sicil Müdürlüğü, ... Tapu Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davalı Hazine vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.02.2024 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacı vekili Avukat ... ile davalı Hazine vekili Avukat ... gelmişlerdir.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 12.05.1992 tarihinde Kocaeli ili, ... ilçesi, ... köyü (eski) ... numaralı parselde kayıtlı, 12.360 m² büyüklüğündeki arsa vasfındaki taşınmazı ...'tan 2.000.000,00 TL'ye satın aldığını, taşınmazı sadece yatırım amacıyla satın almış olması nedeniyle hâli hazırdaki durumuyla ilgili herhangi bir bilgisinin olmadığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde imar uygulaması yapıldığını öğrenen müvekkilinin 2014 yılının Şubat ayında imar planı yayımlandıktan sonra taşınmazını öğrenmek için ...

Tapu Sicil Müdürlüğüne, ... Kadastro Müdürlüğüne ve ... Belediyesine başvurduğunu, ilgili kurumlardan talep ettiği belgeleri incelediğinde kendisine ait 12.360 m² arazinin 2.860 m²ye indiğini tespit ettiğini, yapmış oldukları incelemeler neticesinde 1956 yılında yapılan ... ilçesi ...

Köyündeki kadastro işlemleri neticesinde davaya konu ... sayılı parselin yüzölçümünün 12.360 m², onun yanında yer alan ... sayılı parselin yüzölçümünün ise 2.860 m² olarak ölçüldüğünü, ancak bu ölçümlerin kayıtlara yanlış geçirildiğini ve ... numaralı parsel ile ... numaralı parselin yüzölçümlerinin kadastro memurlarının hatası ile kayıtlara yanlış geçtiğini, bu yanlış ölçümlerin ilana çıkartıldığını ve hiçbir itiraz olmadan kesinleştiğini, kesinleşmiş olan bu ölçümlerin ...

Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderildiğini ve tapu kütüğüne işlendiğini, kadastro memurlarının hatası sebebiyle müvekkilinin çok yüksek değerde zararının doğduğunu, 10.000 m²lik imarlı arazisinin elinden çıktığı gibi elde edeceğini düşündüğü kardan mahrum kaldığını, taşınmazın yaklaşık 22 sene müddetince emlak vergilerini 12360 m² üzerinden ödediğini, belirterek uğranılan zarar nedeni ile bilirkişi raporuyla belirlenen tazminat bedelinin davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili verdiği beyan dilekçesinde özetle; maddi hata ile Hazine Müsteşarlığını davalı gösterdiğini belirtmiş, UYAP sisteminden davalı adı "Hazineye izafeten Mal Müdürlüğü" olarak değiştirilmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Hazine Müsteşarlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müsteşarlıkla ilgisi olmadığını, davalı sıfatının Maliye Hazinesine ait olduğunu belirtmiştir.

2. Diğer davalı idareler adına Hazine vekili verdiği ortak cevap dilekçesinde; davanın husumetten reddinin gerektiğini, Hazineye davanın yöneltilmesi gerektiğini, yapılan yüzölçüm hatasının tapuya derç edildiğini, zararın davacının edinim tarihinde gerçekleştiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü, ... Tapu Sicil Müdürlüğü, ... Tapu Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumet itirazları yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, zarar verici eylemin meydana gelmesinden itibaren eldeki davanın açılmasına kadar yaklaşık 23 yıllık bir süre geçtiğini zaman aşımı ve hak düşürücü süre yönünden davanın görülmesine imkan kalmadığını, davacının kusurlu olduğu dikkate alınarak davalı kurum aleyhine tazminata hükmedilmemesi veya davacının kusuru oranında hakkaniyet indirim yapılması gerektiğini,

davacının taşınmazı satın aldığında tapu kaydında söz konusu açıklamayı görmesi gerektiği hâlde kendi ihmalinden kaynaklanan sebeplerle dikkat etmeyerek taşınmazı mevcut haliyle satın aldığını, zararın tarihinin hatalı olduğunu, zararın taşınmazın satın aldığı 12.05.1992 tarihi olarak ele alınması ve değerin bu tarihe göre belirlenmesi gerektiğini, taşınmazların sınırlarının değişmediğini ve zeminde aynı kaldığını, bilirkişi raporunda taşınmazın değeri belirlenirken keşif tarihi itibarıyla imar durumu dikkate alınarak rayiç değerin belirlenmesinin hatalı olduğunu,

hükme esas bilirkişi raporunda emsal belirlenmesi ve değer tespitinin hatalı gerçekleşmiş olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın 12.05.1992 tarihinde davacı tarafından 12360 m² olarak satın alındığı, 2014 yılında imar çalışmaları sırasında yüzölçümünün 2860 metrekare olarak belirlendiği, alınan raporlara göre yüzölçümü alan hatasının yazım hatasından kaynaklandığı, davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, değerlendirme tarihi olarak dava tarihinin kabulü ile taşınmazın arsa niteliğinde kabul edilerek bedelin emsal taşınmazlara göre tespit edilmesi ve tespit edilen metrekare birim fiyatının da bölgenin piyasa rayiçlerine uygun bulunduğu belirtilerek davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; isitnaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekararla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Kanun'un “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci maddesi.

3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.

4. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.

5. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır.

Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.

3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu Kocaeli ili, ... ilçesi, ...

Köyü ... (yeni ... ada ...) parsel sayılı taşınmazın ilk tesis kadastrosu yapılırken taşınmazın 2860 m² ölçülmesine rağmen, 12.360 m² yüzölçümlü ölçülen komşu ... parsel ile alanlarının maddi hata sonucu karıştırıldığı, ... parselin alanının dava konusu taşınmazın belgelerine, dava konusu taşınmazın alanınında ... parsel belgelerine yazıldığı, tapulama işleminin 12.04.1991 tarihinde kesinleştiği, davacının taşınmazı şerhsiz olarak 12.360 m² yüzölçümü ile 12.05.1992 tarihinde satın aldığı, yüzölçümü hatasının ... parsel malikinin Kadastro Müdürlüğüne başvurusu üzerine tespit edildiği ve ... parselin alanının 18.08.1995 tarihinde düzeltildiği,

dava konusu taşınmazın üzerine tarihsiz alan hatası şerhinin işlendiği, kadastro yenileme işlemleri sonucu 2865,13 m² alanla ... ada ... parsel olduğu, kadastro yenileme işleminin 09.02.2018 tarihinde tescil edildiği, akabinde taşınmazın son alanı ile imar uygulamasına girdiği, eldeki davanın 13.01.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

3. Dava konusu arsa niteliğindeki taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazın eksilen yüzölçümünün bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aleyhine temyiz olunan davacı yararına 21.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 17.100,00 TL vekâlet ücretinin temyiz eden davalı Hazineden alınmasına,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/7708, K. 2024/2287, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7708
Karar No
2024/2287
Tarih
27 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/7710 K.2024/1846
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/7711 K.2024/2282
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/7717 K.2024/2380
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/7725 K.2024/2466
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/7726 K.2024/15743
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/7727 K.2024/2268

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.