İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/7844 K.2024/2452

Taraflar arasındaki kadastro öncesi hukuki sebeplere dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/7844Karar2024/2452Tarih29 Şubat 2024Okuma5 dk · 948 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2023/7844 E., 2024/2452 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Şubat 2024
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1764 Esas, 2022/1333 Karar
Karar
Esastan ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

948 kelime·5 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro öncesi hukuki sebeplere dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, ...

Mahallesi ... ada 2 parsel sayılı taşınmazın müvekkillerinin murisi ... adına kayıtlı iken askeri güvenlik sahası içerisinde kalması nedeniyle Milli Savunma Bakanlığı tarafından el konulduğu gerekçesiyle İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1962/638 Esas, 1963/326 Karar sayılı kararı ile davalı Hazine adına tesciline karar verildiğini, iki yıllık hak düşürücü süre de geçtiği için müvekkillerin murislerine herhangi bir bedel de ödenmediğini, müvekkilleri veya murislerinin dava dosyasında taraf olarak gösterilmediğini ve bu nedenle davanın kesinleşmediğini, dava dosyasında keşif ve tespit yapılmadığını,

el konulan taşınmaz üzerine kamu hizmetinin yerine getirilmesi amacına uygun olarak tesisler veya inşaatların yapılmadığını, taşınmaza kamulaştırma işlemine dayanmaksızın idare tarafından el konulduğunu, üzerinde hiçbir tesis mevcut olmadığını ve etrafının tel ile çevrilmesinin hizmet icaplarından doğan bir zorunluluğa dayanmadığını, tel örgünün 1956 yılından çok sonra çekildiğini, bu nedenle 221 sayılı Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanun (221 sayılı Kanun) kapsamında bulunmadığını belirterek,

dava konusu taşınmazın davalı ... adına olan 1/3 hissesinin iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 19.12.1963 tarihinde tesis kadastrosu nedeniyle Hazine adına tescil edildiğini, söz konusu davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, 57 yıl sonra davacılar tarafından tapu iptali ve tescili nedeniyle dava açılmasının hukuki dayanağı olmadığını, kadastro tespiti ve tapu işlemlerinin hukuka uygun olarak yapıldığını, yolsuz tescilin söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmaz üzerinde davacıların zilyetliğinin mevcut olmadığını, İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1962/638 Esas, 1963/326 Karar sayılı kararı ile 221 sayılı Kanun gereğince Hazine adına tescil kararı verildiğini, davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazla ilgili olarak 02.12.1961 tarihinde yapılan kadastro çalışmasında müvekkilleri murisi adına 1/3 oranında payın tespit edildiğini, ancak daha sonra 19.12.1963 tarihinde yeniden bir tescil yapıldığını, ikinci kez yapılan bu tescilin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu, her ne kadar 19.12.1963 tarihli tescil işlemi 221 sayılı Kanun’a istinaden yapılmış ise de 221 sayılı Kanun’a göre tescil şartlarının oluşup oluşmadığının incelenmediğini,

221 sayılı Kanun’a göre tescile karar verilebilmesi için taşınmazın üzerinde kamu hizmetinin görülebileceği şekilde tesis ve inşaat yapılması gerektiğini, fiilen tahsis hususunun hiç araştırılmadığını, 221 sayılı Kanun’un Anayasa Mahkemesinin 04.08.2022 tarihli, 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararı ile Anayasa’ya aykırı görülerek iptal edildiğini, bu kararın 04.08.2022 tarihli ve 31913 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığını, iptal kararının yayımlanmasından itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiğini, böylece 04.05.2023 tarihi itibarıyla 221 sayılı Kanun’un ortadan kalktığını,

sonuçta müvekkillerine kamulaştırma bedeli ödenmeksizin mülkiyet haklarının ellerinden alındığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü ve devamı maddelerinde dava şartlarının düzenlendiğini, aynı Kanun'un 114 üncü maddesinin ikinci fıkrasında diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğunun belirtildiğini, dava şartlarının davanın her aşamasında resen dikkate alındığını, hak düşürücü sürenin özel kanun olan 3402 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlendiğini,

bu düzenleme uyarınca kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra artık kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak dava açılamayacağını, somut olayda dava konusu ... ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının kesinleştiği tarih olan 19.12.1963 ile dava tarihi olan 23.11.2020 arasında 10 yıldan fazla zaman geçtiğini,

bu durumda tutanağın kesinleştiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 3402 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 3402 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası.

3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/7844, K. 2024/2452, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7844
Karar No
2024/2452
Tarih
29 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/7850 K.2024/3920
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/7853 K.2024/2486
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/7855 K.2024/2578
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/7858 K.2024/2199
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/7858 K.2024/2566
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/7863 K.2024/1658

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.