KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/1045 E., 2024/7177 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2024
- Mahkemesi
- ...Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1676 Esas, 2023/2401 Karar
- Dava tarihi
- 13.12.2022
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ...7. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/452 Esas, 2023/217 Karar
Karar Metni
902 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ...ili, ..., ... Mahallesi 42945 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından müvekkile ait taşınmazların kamulaştırılmasına karar verildiğini, tarafların anlaşamaması üzerine davacı idare tarafından müvekkili aleyhine dava açıldığını, davacı idarenin iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, idare tarafından taşınmazların metrekare birim fiyatı olarak 105,02 TL belirlendiğini, bu bedelin taşınmaz değerinin çok altında olduğunu, söz konusu bölge için yıllar öncesinde yapılan kamulaştırmalarda dahi 138 TL/m² olarak belirlendiğini,
aradan gecen 4-5 yıl ve bölgenin daha da değer kazandığı hususları dikkate alındığında 2022 yılı için bu değerin çok daha fazla olacağını, müvekkile ait olan taşınmazın yatırımcıların gözdesi konumunda olduğunu, taşınmazın imarlı parsellerle komşu durumda olduklarını, ...
Üniversitesi Kampüsüne yakın konumda olduğunu, aynı zamanda ...Teknik Üniversitesi Kampüsü yapıldığını, Şehir Merkezine ve sosyal alanlara yakın olduğunu, özellikle imarlı parsellere komşu durumda olması ve üniversite kampüslerine yakınlığı dava konusu taşınmazların metrekare fiyatını 700-1.000 TL aralığında satışına imkan sağladığını, davacı idarece belirlenen değerin kabul edilmeyecek kadar düşük ve taşınmazın gerçek değerinin çok altında belirlenmesi nedeniyle taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı idareye yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazda sulama sistemi, kanalı ya da su kuyusunun bulunmadığını, sulu tarım arazisi olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faizi ve objektif değer artış oranının uygun alınmayarak taşınmaz bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aynı bölgeden dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan taşınmazlar için daha yüksek bedel belirlendiğini, uygulanan objektif değer artış oranının en az %300-400 olması gerektiğini, münavebe planına fasulye ürününün dahil edilmesi gerektiğini, bölgede taşınmaz satışlarının 300-400 TL/m² bandında yapıldığını, taşınmaz bedelinin düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın kamulaştırma bedelinin dava tarihindeki resmî veriler kullanılarak net gelir esasına göre tespit edilmesinde, taşınmazın yerleşim yerlerine mesafesi dikkate alınarak %50 oranında objektif değer artışı uygulanmasında, bedelin hak sahibi davalıya ödenmesine ve yargılama giderlerinin davacı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur.
3. Buna karşın; hükme esas alınan bilirkişi kurulunca taşınmazın sulanma imkânının bulunduğu belirtilerek sulu tarım arazisi olarak kabul edilmek suretiyle değer biçilmiştir. Bir taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabulü için nereden ve ne şekilde sulandığının tespiti gerekir. Bu nedenle mahallinde yeniden keşif yapılarak, dava konusu taşınmazın fiilen nereden ve ne şekilde sulandığı Mahkemece ve bilirkişi kurulunca bizzat gözlemlenip, taşınmazın sulu veya kuru tarım arazisi olduğu belirlendikten sonra dava tarihi olan 2022 yılı için İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinden taşınmazın bulunduğu yörede sulu ve kuru tarım arazilerinde mutat olarak ekilen münavebe ürünleri sorulup buna göre değer biçilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/1045, K. 2024/7177, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama