İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/10626 K.2025/8488

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan…

Esas2024/10626Karar2025/8488Tarih27 Mayıs 2025Okuma12 dk · 2.424 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2024/10626 E., 2025/8488 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Mayıs 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/422 Esas, 2024/637 Karar
Dava tarihi
06.08.2012
Karar
Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.424 kelime·12 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.05.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davacı idare vekili Avukat ... gelmiş, davalı vekili duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, .... ilçesi, ...köyü 822 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 03.07.2014 tarihli ve 2012/252 Esas, 2014/356 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyada bulunan Belediye Başkanlığı yazı cevaplarına ve (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 2015/6111 Esas sayılı dosyası ile denetimden geçen İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/247 Esas sayılı dava dosyasında aynı özellikte bulunan ve aynı kök parsel olan 17 parselden ifrazen oluşan bitişik 823 parsel sayılı taşınmaza arsa vasfında değer biçildiği hususu da gözetilerek dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu anlaşılmış olup,

taşınmazın bu niteliğine göre kamulaştırma değerinin emsal karşılaştırması suretiyle tespiti gerektiğinden yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olduğundan ve dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan ve krokide (C) harfi ile gösterilen 5.127,31 m²lik kısmın geometrik durumu ve yüzölçümü nazara alındığında bu bölümde değer azalışı meydana gelmeyeceği, krokide (A) harfi ile gösterilen 757,41 m²lik kısmın ise kullanılamaz hale gelmesi sebebiyle bu bölümün tüm bedeline hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden,

yazılı şekilde arta kalan toplam alana % 10 değer azalışı uygulanmak suretiyle hesap yapan bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda eksik bedel tespiti hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.

3.Dairemizin yukarıda belirtilen bozma kararına karşı taraf vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

4. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz 16.100,00 m² olup 10.215,28 m²lik bölümü otoban yapılmak üzere kamulaştırılmış, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda kamulaştırmadan arta kalan C harfi ile gösterilen 5.127,31 m²lik kısım için % 10 değer azalış bedeline hükmedilmiş ise de Karayolları Genel Müdürlüğünün 02.09.2013 tarihli ve 138813 sayılı yazı cevabında, dava konusu taşınmazın bulunduğu kesimde otoyol,

mevcut zemin kotunun yaklaşık 21 metre yukarısından geçecek şekilde proje çalışması yapıldığı belirtilmiş ve davalı vekilince dosyaya sunulan fotoğraflardan dava konusu taşınmazın önüne duvar yapıldığı anlaşılmıştır.

Bu itibarla, ilgili projenin getirtilmesi sağlanıp, bu proje eklenmek suretiyle otoyol kamulaştırması sebebiyle dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısımlarının imar durumunun ne şekilde etkileneceği ilgili Belediye Başkanlığından sorularak, taşınmaza ulaşımın engellenip engellenmeyeceği, otoyola çıkışın mümkün olup olmayacağı ve bu nedenlerle arta kalan kısmın kullanılmaz hale gelip gelmeyeceği veyahut belirlenen orandan daha az ya da daha fazla değer kaybı olup olmayacağı hususlarında bilirkişi kurulundan rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bahisle bozma kararı verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

Mahkemenin 09.02.2021 tarihli ve 2019/11 Esas, 2021/53 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalıya derhal ödenmesine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki İzmir ili, .... ilçesi, ...

Köyü 822 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan 881 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibari ile doğru olduğu gibi, taşınmaz üzerindeki yapılara resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek aynı amaçla kamulaştırılan ve dava konusu taşınmaza bitişik konumda bulunan 823 parsel sayılı taşınmaza İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/247 Esas, 2013/543 Karar sayılı dosyasında aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 106,00 TL/m² birim fiyat takdir edildiği ve bu bedelin Dairemiz denetiminden geçerek onandığı anlaşıldığından,

bilirkişi kurulundan aynı konumda bulunan parsel için tespit edilen m² değerinden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınmadan dava konusu taşınmaza 142.00 TL/m² belirlenerek eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığından bahisle ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun )22 nci maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan bölümlerinin 222 36... , 222 36... parseller olarak tapuya tescil edildiği ve bu bölümlerin yüzölçümü değiştiği gözetildiğinde,

yenileme sonucu oluşan yeni tapu kaydı ile yeni kadastro krokisi ilgili Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüklerinden getirtilip, yeni duruma göre kamulaştırılan ve arta kalan alanların ölçekli kroki üzerinde gösterilmesi için fen bilirkişisinden ve kamulaştırma bedelinin yenileme sonrası oluşan yüzölçümüne göre yeniden tespiti için ise bilirkişi kurulundan ek rapor alınması sağlanmadan eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olduğundan ve hükme esas alınan raporda;

dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 5.084,08 m² olarak belirlenen alanında % 90 oranında değer kaybına hükmedilmiş ise de kısmi olarak yapılan kamulaştırmalarda kamulaştırmadan arta kalan kısımdaki değer kaybının % 50 oranını geçmesi halinde, davalıya % 50 oranında değer kaybı ile yetinip yetinemeyeceği sorularak, yetindiği takdirde bu miktara göre hüküm kurulması, yetinmediği takdirde davacı idareye bu alanının bedelinin tamamını ödemek suretiyle bu kısmın mülkiyet hakkını kazanma imkanı sağlanması ve talebi halinde taşınmaz bedelinin tamamına hükmedilmesi,

aksi halde bilirkişi kurullarınca belirlenen değer azalış oranına göre karar verilmesi gerektiği gözetilerek, taraflara yukarıda açıklanan hususlarda beyanda bulunmaları için mehil verilip, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 5.084,08 m²lik kısmının yüzölçümü, geometrik durumu, bilirkişi raporundaki özelikleri dikkate alındığında, bu kısımda % 40 oranda değer azalışı oluşacağı gözetilmeden,

yazılı şekilde fazla bedele hükmedilmesi yerinde olmadığından ve acele el koyma dosyasında bloke edilen 593.472,80 TL bedele 07.12.2012 tarihinden, acele el koyma kararının davalılar vekiline tebliğ edildiği tarihe kadar, bozma ilamı sonrası artan ve derhal ödenmesine karar verilen fark bedele ise 07.12.2012 tarihinden, son karar tarihi 09.02.2021 tarihine yasal faiz yürütülmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,doğru olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar

Mahkemenin 12.07.2024 tarihli ve 2022/4 22... /637 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalılara derhal ödenmesine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal karşılaştırmasının hatalı olduğunu, raporlar arası fahiş fark olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; arta kalanda değer kaybı uygulanması gerektiğinin gözetilememesinin hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereği yasal faiz uygulamasının iptal olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaz üzerindeki yapılara resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi kamulaştırmadan arta kalan kök 822 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan eski 880 (yenileme sonrası 222 36... ) parsel sayılı 757.33 m² yüzölçümlü taşınmazın kullanılamaz hale geldiğinin kabulü yerindedir.

3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir.

4. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; "İptal kararları geriye yürümez." hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.

5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.

6. Dosyada ve UYAP sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazda tapu maliki ...’nın yargılama sırasında vefat ettiği, anlaşıldığından 2942 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ölü tapu malikinin mirasçıları ve adresleri araştırılıp, tespit edilen mirasçılarına usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilip taraf teşkili sağlanarak hüküm kurulması gerektiği hâlde, bu hususta araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

7.Dairemizce her ne kadar taraf teşkilinin sağlanması gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiş ise de davanın 2942 sayılı Kanun uyarınca açıldığı ve bu dava türünün basit yargılama usulüne tabi olup davanın davacı idare tarafından takip edilmesi ve usul ekonomisi ilkesi gereği dosya safahati de gözönüne alındığında kabule göre de aşağıdaki hususlar da bozma nedeni olarak belirtilmiştir.

8. Şöyle ki. Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.

Aynı amaçla kamulaştırılan ve dava konusu taşınmaza bitişik konumda bulunan 823 parsel sayılı taşınmaza İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/247 Esas, 2013/543 Karar sayılı dosyasında aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 106,00 TL/m² birim fiyat takdir edildiği ve bu bedelin Dairemizin 2020/2455 Esas, 2021 /6836 Karar sayılı dosyası ile taraf temyizi ile onanmak suretiyle denetiminden geçtiği, dava konusu taşınmaza ise aynı değerlendirme tarihi itibari ile 142.00 TL/m² belirlendiği anlaşıldığından,

bu hususta bilirkişi kurulundan aynı konumda bulunan parsel için tespit edilen m² değerinden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığından ve dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kök 822 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan 882 parsel sayılı 5.084,08 m²lik kısmının yüzölçümü, geometrik durumu, bilirkişi raporundaki özelikleri dikkate alındığında, bu kısımda %40 oranında değer azalışı oluşacağı gözetilmeden yazılı şekilde fazla bedele hükmedilmesi yerinde bulunmadığından bozma kararı verilmiştir.

Mahkemece bozma kararı sonrası yapılan yargılama sonrası dosya arasına alınan ikinci kararda hükme esas alınan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 09.03.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda Dairemiz bozma kararında atıf yapılan bitişik parsele biçilen m² birim fiyatı ile dava konusu taşınmazın kıyaslanması neticesinde, dava konusu taşınmaz için belirlenen 142.00 TL/m² birim fiyatının yerinde olduğu belirtilerek ve kamulaştırılan bölümden arta kalan 757.33 m² yüzölçümlü 822 parselden ifrazen oluşan (eski 880)yenileme sonrası 222 36... parsel sayılı taşınmazın kullanılamaz hale geldiği belirtilerek bedeline hükmedildiği,

kamulaştırılan bölümden arta kalan 4.809.20 m² yüzölçümlü 822 parselden ifrazen oluşan (eski 882) yenileme sonrası 222 36... parsel sayılı 4.809.20 m² yüzölçümlü taşınmazda ise kamulaştırma nedeni ile %90 oranında değer kaybı olacağı belirtilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.

Mahkemece verilen son kararda ise bozma ilamı sonrası düzenlenen 18.10.2023 tarihli dava konusu taşınmazın m² birim fiyatını 744.29 TL olarak belirleyen ve taşınmazın kamulaştırılan bölümlerinden arta kalan 222 36... ve 222 36... parsel sayılı taşınmazların tüm bedelleri de hesaplanmak suretiyle bedel tespit eden rapor doğrultusunda hüküm kurulduğu belirlenmiştir.

9. Bu durumda; mahkemece bozma kararı sonrası Dairemiz bozma kararında atıf yapılan parselle yapılan kıyaslama neticesinde düzenlenen ve taşınmazın m² birim fiyatını 142.00 TL olarak belirleyen 09.03.2023 tarihli ek bilirkişi raporunda belirlenen m² birim bedeli olan 142.00 TL/m² üzerinden taşınmazın kamulaştırmaya konu 10.215.28 m²lik bölümü ile 757.33 m²lik bölümünün bedeline hükmedilerek ve kamulaştırılan bölümden arta kalan 4.809.20 m²lik bölümde ise yine bu m² birim fiyatı üzerinden %40 oranında değer kaybı belirleyerek hüküm kurulması gerekirken, taşınmazın m² fiyatını 744.29 TL olarak belirleyen ve arta kalan 4.809.20 m²lik bölümün tamamının bedeli hesaplamak suretiyle bedel belirleyen rapor doğrultusunda karar verilmek suretiyle fazla bedele hükmedilmesi doğru değildir.

10.Mahkemece verilen kararın bozma kararı ile ortadan kalktığı gözetilerek, kamulaştırmaya konu 10.215.28 m²lik bölüm ile kullanılamaz hale geldiğinden bedeline hükmedilen 757.33 m²lik bölümlerin tapu kaydının iptaline karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde tescile ilişkin hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi hatalıdır.

11. Bozma kararı sonrası artan fark bedelin 1.649.510.28 TL'sinin mahkemece verilen ikinci karar tarihi olan 09.02.2021 tarihinde davalı tarafa ödenmesine karar verildiği gözetildiğinde, bu bedele 07.12.2012 tarihinden 09.02.2021 tarihine kadar faiz uygulanması gerekirken son karar tarihine kadar faiz uygulanması isabetli değildir.

12.Dairemiz bozma ilamı öncesinde dosyanın karar düzeltme incelemesine gelirken düzenlenen 01.02.2022 tarihli temyiz formunda dosyanın ekinin 2 adet dosya, 1 adet siyah klasör olarak gösterildiği, Dairemiz kayıtlarına da çuval dosya olarak kayıt edildiği, işbu bozma sonrası temyiz incelemesine gelirken düzenlenen 26.09.2024 tarihli temyiz formunda ise dosyanın 1 adet pembe karton ve 1 adet mavi ince klasör dosya olarak gönderildiği anlaşılmış olup, davanın sürüncemede kalmaması için bozma öncesi evrakların incelemesinin UYAP sistemi üzerinden yapılmakla; işbu eksik evrakların bozma sonrası tamamlanarak Dairemize gönderilmesi gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Davacı idare kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı idareye ödenmesine,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,

27.05.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.

Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (Davalı taraf vekilinin 19.08.2024 tarihli dilekçesindeki “faize” ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli,

32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir.

Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun diğer yönleriyle katıldığım “Bozma Kararı”na (faize ilişkin yönüyle) ve faizle ilgili 4 No’lu “Gerekçe”deki görüşlerine açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 27.05.2025

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10626, K. 2025/8488, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
  9. C. İkinci Bozma Kararı
  10. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
  11. V. Temyiz
  12. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  13. B. Temyiz Sebepleri
  14. C. Gerekçe
  15. VI. Karar
  16. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10626
Karar No
2025/8488
Tarih
27 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/10646 K.2025/4653
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/10647 K.2025/8005
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/10653 K.2025/7749
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/10653 K.2025/7319
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/10654 K.2025/8383
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/10655 K.2025/8636

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.