İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/10661 K.2025/5392

Taraflar arasındaki tapuda sahte mahkeme kararı ile işlem yapılması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın…

Esas2024/10661Karar2025/5392Tarih17 Nisan 2025Okuma10 dk · 1.987 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2024/10661 E., 2025/5392 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Nisan 2025
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1628 Esas, 2024/1637 Karar
Karar
Yeniden esas hakkında verilen karar
İlk derece mahkemesi
Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/304 Esas, 2021/585 Karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.987 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tapuda sahte mahkeme kararı ile işlem yapılması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine, yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 232 ada 1 parsel No.lu taşınmazı 15.09.2006 tarihinde tapu sicilinde malik olarak görünen ...'dan satın aldığını, davaya konu taşınmazın üçüncü kişilerce 1999 yılında sahte mahkeme kararına dayalı olarak tescil edildiğinin ve bu kişilerce de müvekkilinin selefine ve diğer birçok kişiye satışının yapıldığının anlaşılması üzerine açılan Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/220 Esas,

2011/384 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ...’ın birlikte oluşturdukları Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesine aitmiş gibi gösterilen sahte kararla Hazineye ait araziyi ...’ın üzerine ...’in vekâleten işlem yaptırarak sahtecilik yaptıkları sabit olmakla resmî belgede sahtecilik suçundan haklarında hapis cezasına hükmedildiğini, kararın 2014 yılında kesinleştiğini, sahtecilik faaliyetinin sabit hâle gelmesi üzerine ...tarafından yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığını, Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/401 Esas,

2013/472 Karar sayılı dosyası ile müvekkili adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacı ...adına tesciline karar verildiğini, yolsuz tescile yol açan tapu sicilindeki yanlışlık sebebiyle iyiniyetli maliklerin zararından 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca Devletin sorumlu olduğunu belirterek belirlenecek tazminatın davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat şartlarının oluşmadığını, üçüncü kişileri ağır kusuru nedeniyle illiyet bağı kesilmiş olup davanın husumetten reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne; 600.500,67 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza bozma öncesi alınan raporda 280,00 TL/m² değer biçildiğini, 2014-2015-2016 yılları enflasyon oranları ile aynı yıllara ait emlak değerlerinin celbi gerektiğini, dava konusu taşınmazın emsalden daha değersiz kabulü hatalı olup belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Devletin sorumluluğu 1 ve 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup bu zamanaşımı süresinin de dolduğunu, dava konusu olayda Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/401 Esas sayılı kararı üzerine dava açılmış olup kararın kesinleştiği 25.06.2014 tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/401 Esas sayılı dosyasında ...’ın davalı olduğunu, davanın ve ıslah talebinin öncelikle zamanaşımından reddine karar verilmesini 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat şartlarının oluşmadığını,

sahte mahkeme kararı ile tescil yaptıran üçüncü kişilerin ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesileceğini, sahteciliği gerçekleştiren kişiler için mahkumiyet hükmü verildiğini, davanın husumetten reddi gerektiğini, tapu memuru mahkeme kararına göre işlem yapmak zorunda olduğundan tapu sicil memurlarının kusurundan bahsedilemeyeceğini, bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının da yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, taşınmazın engebeli olduğu ve iki bölümü arasında aşırı kot farkı olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınacak yeterlilikte olmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,

ıslahla artırılan bedele ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Hazine vekilinin tazminat alacağının zamanaşımına uğradığına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde.

4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinde düzenlenen sorumluluk, objektif (kusursuz) sorumluluk olup 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci ve devamı maddesinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğu ile ilgisi bulunmadığından, aynı Kanun'un 72 nci maddesindeki zamanaşımı kurallarının uygulanma imkânı olmadığı,

10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması esas olup bu sürenin Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/401 Esas ve 2013/472 Karar sayılı kararı ile tapu kaydının iptaline dair kararının kesinleştiği tarih olan 20.06.2014 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, somut olayda davanın 29.11.2016 tarihinde zamanaşımı süresi geçmeden açıldığı anlaşılmakla davalı Hazine vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiş, davalı Hazine vekilinin tazminat zararının oluşmadığına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde ise dava konusu Adana ili, ... ilçesi, ...

Mahallesi 387 ve 388 parsel sayılı taşınmazların malikinin ...olduğunu, dava dışı ... ve ...'ın dava konusu taşınmazı sahte olarak hazırlamış oldukları Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/213 Esas, 1997/381 Karar sayılı kararına dayalı olarak ... adına hükmen tescilinin 13.01.1999 tarihinde gerçekleştirildiği, taşınmazın bu aşamada dava dışı üçüncü kişilere devrinin gerçekleştiği, nihayetinde 15.09.2006 tarihinde taşınmazın son maliki olarak görünen davacı ...’a tapuda satılarak devredildiği,

bu devirler esnasında imar uygulamasının gerçekleştiği, bu imar uygulaması neticesinde dava konusu 387 parselin karşılığı olarak 232 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 1615/3619 hisse olacak şekilde pay düştüğü, 232 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 2004/3619 hissenin ise ...adına tescil gördüğü, yapılan satış ve devirler neticesinde de iş bu hissenin de son malikinin davacı ... olduğu,

...tarafından ilgililer hakkında yapılan suç duyurusu üzerine ve davacı adına oluşan tapu kaydının iptali için dava açtığı, Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.06.2014 tarihinde kesinleşen 2011/401 Esas, 2013/472 Karar sayılı kararı ile dava konusu 232 ada 1 parsel (eski 387 parsel) taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile gerçek malik olan ...adına tesciline karar verildiği ve ilgililer hakkında ceza davalarının açıldığı anlaşılmış,

davacının sahte mahkeme kararına dayalı olarak yolsuz olarak tescil edilen taşınmazı satın aldığı ve sonradan yolsuz tescil nedeniyle tapu kayıtlarının iptal edilerek gerçek maliki adına tescil edilmesi nedeniyle uğradığı zararın sadece sahte mahkeme kararı düzenlenmesi ile değil, bu sahte mahkeme kararının tapuda yapılan tescil işlemine dayanak olarak alınmasıyla ortaya çıktığı muhakkak olup davacının zararı ile tapuda yapılan işlem arasında uygun illiyet bağının kesildiğinden söz edilemeyeceği,

davacının zararı tapu dairesinde yapılan işlemden kaynaklanmakta olup dava konusu olayda Devletin sorumluluğuna ilişkin uygun illiyet bağı ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayanak olarak zararın tazminine ilişkin koşulların oluştuğundan davalı Hazine vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiş, taraf vekillerinin hesaplanan tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

tapusu iptal edilen dava konusu taşınmazın, zararın oluştuğu (Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/401 Esas sayılı dosyasının kesinleşme tarihi) tarih olan 20.06.2014 tarihinde arsa vasfında olup olmadığı netleştirildikten sonra ve bu tarihteki değerinin, dava tarihten önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması gerektiği, tensip ara kararı gereği taraflara dava konusu taşınmazlara yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkân tanındığı, resen emsal celbi yoluna gidildiği,

bu emsallere göre taşınmazlara değer biçilmesi için yeniden oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından denetime imkân veren, bilimsel verileri içeren 11.06.2024 havale tarihli rapor alındığı ve dava tarihi olan 29.11.2016 tarihi itibarıyla taşınmazın değerinin 685.728,12 TL olarak belirlendiği değerlendirme tarihi ve hükmedilen tazminat bedeli yönünden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca pandemi dönemi ile başlayan yüksek enflasyon, mal ve hizmetlerin değerinde on kata kadar varan artışlar dikkate alındığında davaya konu bölgedeki emsal değerlerin mahkeme kararında belirlenenden kat be kat fazla olduğunu, hiçbir faiz ile giderilemeyecek derecede müvekkillerinin mağdur olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya kapsamından; dava konusu edilen Adana ili, ... ilçesi, ... köyü 232 ada 1 parsel sayılı 3.619,00 m² yüzölçümlü taşınmazın, imar uygulaması ile 61 ve 387 parsel sayılı kadastro parsellerinden oluştuğu, 61 No.lu kadastro parseli olarak 14.550,00 m² çalılık vasfı ile tapulama ile 1954 yılında ...adına tescil edildiği, 387 No.lu kadastro parselinin sahte olduğuna karar verilen Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/213 Esas, 1997/381 Karar sayılı kararı doğrultusunda 13.01.1999 tarihli ve 152 yevmiye sayılı işlem ile 10.260,00 m² miktarının tarla vasfı ile ... adına tescil edildiği,

...' ın 13.01.1999 tarihli ve 153 yevmiye sayılı işlemle taşınmazı ...'a, ...'ın 25.03.1999 tarihli ve 1395 yevmiye sayılı işlemle taşınmazı ...'ye sattığı, dava konusu 3.619,00 m² yüzölçümlü, 232 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1999 tarihinde tescil edilen imar uygulaması ile oluştuğu, 1.615,00 m²sinin ...'nin 387 parsel, 2.004,00 m²sinin Maliye Hazinesinin 61 parsel sayılı taşınmazından geldiği, Latif'in 1.615,00 m² payını 11.05.1999 tarihinde ... 'a sattığı, ...'ın 26.07.2004 tarihinde Maliye Hazinesine ait 2.004,00 m²yi satın aldığı ve tam payla taşınmazın maliki olduğu,

12.09.2006 tarihinde taşınmazın 1/2 payını davacı ...‘a, 1/2 payını ...'a sattığı, davacının 15.06.2006 tarihinde 1/2 payı ...'dan alarak taşınmaza tam payla malik olduğu, Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinde açılıp 2013/727 Esas sayılı dosya üzerinden görülen dava neticesinde ... ve ... hakkında resmî belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yapılan yargılama neticesinde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği anlaşılmış olup Hazine tarafından davacı aleyhine Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/401 Esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil istemli olarak dava açıldığı, açılan davanın kabulüne karar verildiği,

kararın temyiz incelemesinden geçerek 20.06.2014 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 29.11.2016 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresinde açıldığı anlaşılmaktadır.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.

5. Buna karşın; dava konusu taşınmaz ile emsal olarak incelenen ..., ... Mahallesi 5374 ada 5 parsel sayılı taşınmazın değerlendirme tarihi olan 2016 yılı Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri ilgili Belediye İmar Müdürlüğünden getirtilerek raporun denetlenmediği ve 2014 yılı emlak vergisine esas olan m² değerlerinin karşılaştırılmasında, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değersiz olduğu anlaşıldığı hâlde, ters orantı kurularak dava konusu taşınmazın emsalden daha değersiz olduğu belirtilerek değer biçildiği gibi, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın farklı ilçelerde olması nedeniyle bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.

6. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkân tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın;

imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10661, K. 2025/5392, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10661
Karar No
2025/5392
Tarih
17 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/10662 K.2025/5244
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/10665 K.2025/5054
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/10666 K.2025/4852
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/10670 K.2025/4622
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/10671 K.2025/4695
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/10672 K.2025/4696

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.