KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/10789 E., 2025/6939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2011/766 Esas, 2013/278 Karar
- Dava tarihi
- 13.12.2011
- Karar
- Kabul
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Tavzih istemine konu hükmün, temyiz edilmesi sonucunda Dairece faizden düzeltilerek onandığı ve karar düzeltme talebinin reddi üzerine 25.11.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı idare vekili 04.12.2023 havale tarihli dilekçesi ile kadastro yenileme çalışmaları sonucunda taşınmazın geometri ve koordinatlarının değişmesi nedeniyle infaza elverişli ek fen rapor alınması suretiyle hükmün tavzihini talep etmiştir.
Mahkemece, 26.02.2024 tarihli ek karar ile tavzih isteminin kabulü ile asıl karardaki tescile ilişkin 110,77 m²lik alan, ek rapor doğrultusunda 140,98 m² olarak tavzih edilmiştir.
Mahkemenin 26.02.2024 tarihli ek kararı davalılar vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 26.08.2024 tarihli temyiz başvurusunun değerlendirmesine ilişkin kararda, tavzihe ilişkin kararın kesin olması nedeniyle temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Davalılar vekili tarafından süresi içerisinde işbu karar temyiz edilmiştir.
Tavzihe konu hüküm, kamulaştırma bedelinin tespiti ile taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkin olup gerek karar tarihi itibarıyla gerekse tavzih kararı tarihi itibarıyla da, 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde miktar itibarıyla kesin olmadığı gibi,
asıl hükme yönelik olarak da kesin olarak tavzih kararı verilemeyeceğinden, bu durumda temyiz dilekçesinin reddine ilişkin kararın hatalı olduğu anlaşılmakla. Mahkemenin 26.08.2024 tarihli temyiz başvurusunun değerlendirmesine ilişkin kararının ortadan kaldırılması gerekir.
26.02.2024 tarihli ek karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Mahkemece, 26.02.2024 tarihli ek karar ile tavzih isteminin kabulü ile asıl karardaki tescile ilişkin 110,77 m²lik alan, ek rapor doğrultusunda 140,98 m² olarak tavzih edilmiş ise de 6100 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin ikinci fıkrasının ''Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.'' hükmü gözetildiğinde, hükmü değiştirecek şekilde tavzih kararı verilmesinin usul ve kanuna uygun olmadığı anlaşıldığından ve tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinden tavzih kararının bozulması gerekir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10789, K. 2025/6939, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama