KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/11089 E., 2025/4801 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1526 Esas, 2024/1582 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Araban 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/271 Esas, 2024/198 Karar
Karar Metni
751 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu Gaziantep ili, ... ilçesi, ... 558 ada 38 parsel sayılı taşınmaza davalı idarenin talebi üzerine 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince şerh konulduğunu, davalı idare tarafından herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadığını, müvekkilinin mülkiyet hakkını kısıtlayan ve hatalı olarak konulan bu şerhin terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davanın dayanağını oluşturan ve Bölge Müdürlüğünün talebi ile konulan 31/b şerhlerinin dayanağının kamulaştırmasız el atma davaları sonucu kesinleşen mahkeme kararları olup söz konusu kararlar gereğince müvekkili kurum lehine kurulan mülkiyet veya irtifak haklarına yönelik tescil işlemlerinin tapuda tamamlanmadığı tespit edildiğinden ve mahkeme kararları gereğince karşı tarafa bedel ödendiğinden, karar gereğinin yerine getirilmesinin sağlanması,
taşınmazların el değiştirmesinin ve kurumun kaybına uğramasının önlenmesi amacıyla konulduğunu, dolayısıyla mahkeme kararının infazının sağlanabilmesi için taşınmaz üzerindeki 31/b şerhinin muhafazası gerektiğini, Toroslar EDAŞ’a davanın ihbar edilmesi gerektiğini, toplu olarak seri dava niteliğinde şerh terkini davaları açıldığını bu nedenle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22 nci maddesine göre vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6 ncı maddesinde "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." hükmü gereğince davacı tarafça davadan ön inceleme duruşma tarihinden önce 14.02.2024 tarihinde feragat edildiği anlaşıldığından buna göre davalı taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6/1 kapsamında maktu vekâlet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesinin hüküm kısmında vekâlet ücretine ilişkin karar verilmediği doğru görülmemiş ise de davalı idare vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde davanın feragat nedeniyle reddedildiği bu kapsamda lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönünde açık istinafının
bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi hükmüne göre davalı idare vekilinin istinaf sebepleri ile bağlı olarak inceleme yapıldığından bu hususta değerlendirme yapılmadığı belirtilerek davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf nedenlerini tekrar ettiğini, ayrıca vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22 nci maddesine göre belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11089, K. 2025/4801, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama