KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/11197 E., 2025/9189 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/494 Esas, 2024/883 Karar
- Karar
- Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
Karar Metni
1.314 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu ... ili, ..., . .. Mahallesi 27607 ada 3 parsel sayılı taşınmazda kendi adına hissesi bulunduğunu, taşınmazın imar planında ilköğretim okulu alanı olarak planlandığını, imar planı yapıldıktan sonra iş bu taşınmaza geçerli bir kamulaştırma uygulaması yapılmaksızın fiilen el atılmış olduğunu ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız olduğunu, dava konusu taşınmaz ile ilgili bakanlıkta mevcut belgelerin incelenmesi sonucu, dava konusu taşınmaz üzerinde kuruma ait tesis ve okul bulunmamakta olduğunu, dava konusu parsele fiili et atma söz konusu olmadığından öncelikle görevli yargı yerinin idari yargı olması nedeniyle davanın görevsizlik nedeniyle reddi gerektiğini, dava açma süresinin geçirildiğini belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, usul ve esastan, husumetten reddi gerektiğini, davalı ... tarafından dava konusu parsele okul yapılmak suretiyle herhangi bir fiili el atmanın söz konusu olmadığını, parselin kullanım hakkının imar planlarında okul alanında kalması sebebiyle Milli Eğitim Bakanlığına ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen bedelin davalı idarelerden tahsili ile taşınmazın tapusunun iptaline, davalı idareler adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle.
İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davalı kurum tarafından fiili el atmanın bulunmadığını, imar planını yapan ilgili Belediyeye husumetin yöneltilmesi gerektiğini, imar planı yapılması sırasında görüşlerinin alınmadığını, hükmedilen bedelin fahiş belirlendiğini, taşınmazın dava tarihindeki değil el atma tarihindeki özelliklerine göre değer tespitinin gerektiğini, hükmedilen bedelin tümüne dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, 492 sayılı Harçlar Kanunu'ndaki açık düzenlemeye rağmen başvurma ve karar harcı, vekâlet ve keşif harçlarından sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu,
87.278,29 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin kararı da kabul etmediklerini belirterek resen nazara alınacak sebeplerle de kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece çok kısa bir sürede karar verildiğini bunun eksik inceleme yapıldığını gösterdiğini, parseldeki yolların imar planından önceki kadastro yolları olduğu ve fiilen el atma olarak kabul edilmeyeceği hususlarının raporda açıklanması gerektiğini, yapılan kıyaslamaların hukuka aykırı olduğunu, emsal satış işleminin kamulaştırmasız el atma davalarında çıkarılacak bedellerin yüksek çıkması için daha önceden ayarlanmış bir satış olduğunu, taşınmazdaki diğer hissedarların da açtığı davalarda aynı bilirkişilerin bilirkişilik görevi yapmalarının tamamen hukuka aykırı olduğunu,
resen araştırma yapılarak resen emsal seçimi yapılması gerektiğini, ıslah edilen tutara ıslah tarihinden değil dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin de hatalı olduğunu belirterek resen dikkate alınacak nedenlerle de kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde İlköğretim Okulu olarak planlı olduğu, taşınmazın bir kısmına ara arter niteliğinde yol yapılmak suretiyle davalı ... tarafından fiilen el atıldığı, fiilen el atılan kısım için sorumluluğun davalı ...
Başkanlığına ait olduğu, fiilen el atılan kısım dışındaki yer için ... tarafından taşınmazın imar planında ayrılış amacına uygun olarak makul süre içerisinde kamulaştırma yapılmadığı, bu nedenle bu kısım için de davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığının kabulünün gerektiği, bu kısım için sorumluluğun Milli Eğitim Bakanlığına ait olduğu, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile taşınmazın değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı;
ancak hukuken el atılan taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4/3 maddesi ve konu hakkındaki Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 17.01.2024 tarihli ve 2023/6599 Esas, 2024/601 Karar sayılı kararı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli ve 2023/7138 Esas, 2023/8034 Karar sayılı kararı) uyarınca maktu harca ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Bu sebeple, taşınmazın imar planında ilköğretim okulu alanı olarak ayrılması nedeni ile hukuken el atılan kısım yönünden de davalı ... aleyhine açılan davada maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmiş olması da doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4 üncü maddesinde sadece harçların maktu olacağı düzenlendiğinden nispi vekâlet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsiline ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atılmıştır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası. “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları.
"09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 ncı ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan ve proje bütünlüğü gereği bedeline hükmedilen taşınmaz yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulması gerekmiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; vekâlet ücretine ilişkin (2) numaralı bendinin (k) harfli alt bendinde yer alan "17.900,00 " sayısının çıkarılması, yerine "97.903,66" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11197, K. 2025/9189, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama