KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/11287 E., 2025/4957 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/654 Esas, 2024/1412 Karar
- Karar
- Kabul
Karar Metni
852 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili, ..., ... Mahallesi, 169 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın hali hazırda dere kenarına yakın olup taşınmazda her türlü sebze ve meyve yetiştirme ve yılda iki ürün alma imkanının bulunduğunu, taşınmazdan alınan verim miktarlarının yüksek olduğunu, bölgede emsal taşınmaz metrekare birim fiyatlarının 40-50 TL civarında olduğunu, teklif edilen bedelin düşük olduğunu, % 200 objektif değer artışının verilmesi gerektiğini, kısmi kamulaştırma işlemi yapılarak arta kalan kısmın aşırı değer kaybettiğini, müvekkilinin arta kalan kısımdan faydalanmasının zorlaştığını ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/245 Esas, 2022/637 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli ve 2023/1097 Esas, 2023/1366 Karar sayılı kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, değerlendirmeye alınan ürünlerinin yörenin münavebe sistemine uygun ve resmi verilerle uyumlu bulunduğu,
taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliklerine göre kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, idareye iade edilecek bedelin hatalı yazılmasının yerinde giderilebilecek bir maddi hata olduğu, mahkemece iade kararı gereğince işlem yapıldığı,
böylece mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından taraf vekillerinin sair istinaf itirazları yerinde görülmeyerek faiz hükmünün hatalı olması ve bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli ve 2023/1097 Esas, 2023/1366 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; taşınmazın değeri belirlenirken, bilirkişi raporunda döner sermaye faizi ve genel idare giderlerinin masraflara dahil edilmek suretiyle az bedele hükmedilmesinin hatalı olduğu ayrıca tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele el koyma dosyasında belirlenen ve derhal ödenmesine karar verilen bedelin mahsubu ile kalan bedele ilk karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde faiz hükmü kurulması hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kapitilizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda taşınmazda sulu tarım yapıldığının kabul edildiğini; ancak nereden sulandığının belirtilmediğini, değerin gerçek dışı olarak artırıldığını, objektif değer artış oranının % 30 olarak alınmasının hatalı olduğunu, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedelinin doğru belirlenmediğini, taşınmazın kuru tarım arazisi olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, değerlendirmeye esas alınan ürünlerin verim ve birim fiyatlarının kuru tarım arazilerine ilişkin verilerin kullanılması nedeniyle hatalı hesaplandığını, birim fiyatların düşük alındığını, objektif değer artışının düşük olduğunu, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağı kuralının uygulanmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2.Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11287, K. 2025/4957, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama