KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/11584 E., 2025/8817 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2889 Esas, 2024/2645 Karar
- Karar
- Esastan ret
Karar Metni
950 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... köyü 346 (yeni 648 ada 31) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arazi vasfında olduğunu, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın niteliğinin belirlenmesi için, ...
Belediye Başkanlığına yazılan müzekkerelere verilen 11.04.2018 tarihli ve 7572 sayılı cevabi yazı ile aynı kamulaştırma projesi kapsamında benzer özelliklerdeki taşınmazlar bakımından Yargıtay incelemesinden geçen dosyalar nazara alınarak dava konusu taşınmazın arsa vasfında sayılmasının doğru olduğu, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği,
aynı kamulaştırma kapsamında bulunan ve dava konusu taşınmaza komşu olan benzer özellikteki 648 ada 22 parsel sayılı taşınmaz için açılan ve Dairelerinin 2021/1170 Esas, 2021/1450 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2021/10018 Esas, 2022/5790 Karar sayılı kararı ile denetimden geçen dava dosyasında,
13.03.2018 değerlendirme tarihi itibarıyla taşınmazın metrekaresine % 39 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılarak 63,84 TL değer biçilmiş ise de dava konusu taşınmazın kamulaştırma öncesi yüzölçümünün fazlalığı ve Uşak il merkezine daha yakın konumda yer alması nazara alındığında m² birim fiyatının uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin gerçeği yansıtmadığını, taşınmazın sağında arta kalan kısmın büyük alan olması ve tarımsal açıdan hiçbir olumsuzluk olmayan kısım yönünden değer azalışı verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Hükme esas bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmaz satışı anonim şirkete yapılan özel amaçlı satış olup emsal olarak kabul edilemeyeceği gibi dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede uygulanan düzenleme ortaklık payı kesintisi oranı Belediye İmar Müdürlüğünden sorularak, tespiti ile bu oranda düzenleme ortaklık payı düşülerek taşınmazın metrekare birim bedelinin hesaplanması gerekirken emsal taşınmazdaki terk oranı düşülmek suretiyle değer biçildiğinden bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir.
5. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmazlara yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkân tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden ve dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede uygulanan düzenleme ortaklık payı oranının Belediye İmar Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın;
imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek,
dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak ve bitişik veya yakın konumdaki taşınmazlar için belirlenen metrekare birim fiyatlarından ayrılma nedenlerini de açıklayacak şekilde alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, doğru görülmemiştir.
6. Kamulaştırmadan arta kalan 618 ada 18 parsel sayılı 993,12 m²lik ve 645 ada 1 parsel sayılı 28.079,55 m²lik alanların imar durumuna göre yapılaşma izni verilip verilmeyeceği, verilmiş ise önceki durumuna göre kısıtlama getirilip getirilmediği hususları ilgili Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğünden araştırılarak taşınmazın kullanım amacı, yüzölçümü, geometrik şekli ve kamulaştırmanın amacı nazara alınarak arta kalan kısımda değer kaybı gerekip gerekmediği denetlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11584, K. 2025/8817, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama