KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/11776 E., 2025/9115 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3203 Esas, 2024/2498 Karar
- Karar
- Esastan ret
Karar Metni
659 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3172 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; direklerin taşınmazın kullanımını zorlaştıracağını, taşınmazın değerini düşüreceğini, davacı kurumun vermiş olduğu zararların tespiti gerektiğini, tüm bu nedenlerle davalının taşınmazlarının kamulaştırma değerinin m²sinin 300 TL olarak tespit edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın hukuka ve kamulaştırma işlemi ile ulaşılmak istenen kamu yararına aykırı olup kaldırılması gerektiğini, taşınmazın müvekkili kurum lehine mülkiyet ve daimi irtifak hakkının tescilinin yapılamamasının müvekkili kurumu zarara uğratacağını, bilirkişi raporunda taşınmazın kamulaştırma bedeli olduğundan çok daha yüksek hesaplandığını ve bu sebeple hukuka aykırı bir kamulaştırma bedeli tespit edildiğini, verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemiyle istinaf talebinde bulunulmuştur
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince 13.02.2024 tarihli celsede davacı vekiline bilirkişi raporu ile belirlenen miktar ile acele kamulaştırma dosyasında miktar farkı olan 992.717,72 TL'nin Anayasa Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı dikkate alınarak davalılar adına açılacak hesaba peşin ve nakit olarak yatırması ve yatırıldığına ilişkin makbuz örneğini dosyaya sunmak üzere 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası gereğince davacı vekiline 15 günlük süre verilmesine karar verildiği,
verilen kesin süreye rağmen kamulaştırma bedelinin depo edilmemesi nedeni ile 26.03.2024 tarihli celsede aynı bedelin depo edilmesi için 15 günlük kesin süre verildiği, mazeretli olan davacı vekiline tebliğ edildiği, ancak kamulaştırma bedelinin depo edilmediği, takip eden 25.04.2024 tarihli celsede davanın usulden reddine karar verildiği, kamulaştırma bedelinin verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması nedeniyle, mahkemenin vermiş olduğu davanın usulden reddi kararı doğru olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11776, K. 2025/9115, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama