İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/1186 K.2024/6688

Taraflar arasındaki mülkiyeti davacılara ait taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin asıl ve birleştirilen…

Esas2024/1186Karar2024/6688Tarih30 Mayıs 2024Okuma8 dk · 1.511 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2024/1186 E., 2024/6688 K.·Asıl Ve Birleştirilen

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Mayıs 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/2359 Esas, 2023/2624 Karar
Dava tarihi
14.07.2017
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
...2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/150 Esas, 2022/117 Karar (Birleştirilen...l. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/97 Esas sayılı dava dosyası
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.511 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki mülkiyeti davacılara ait taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili,...ilçesi,...köyü, Sırmakeş Küçükderesi mevkiinde bulunan 3.080 m² taşınmazın maliki olduğunu, 23.06.1969 tarihinde...adına tapulama yapıldığını, kadastro tespitine itirazda bulunulmadığını, bu şekilde kesinleştiğini,...adına kayıtlı taşınmazı müvekkilinin 27.11.1986 tarihinde satın aldığını müvekkilinin satın almış olduğu taşınmaza bina yapmak üzere harekete geçtiği esnada kadastro haritasında orman olduğunu öğrendiğini, davaya konu taşınmazın tamamımının orman sınırları içinde kaldığı belirlenmiş ise de taşınmazın kadastro çalışması sırasında...adına tespitinin yapıldığını, bu şekilde tapu kaydının oluşturulduğunu beyan ederek, müvekkilinin uğradığı zararın tespiti ile Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili birleştirilen dava dilekçesinde özetle; asıl dava dosyasında bilirkişi kurulu raporunda tespit edilen tazminat bedelinin dava dilekçesinde ıslah edilen miktardan fazla olduğunu, asıl davada fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak tazminat talep edildiğinden bakiye alacakları için işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirtmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne, tespit edilen bedelin davacı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava taşınmazın tarım arazisi olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi ve emsal incelenmesi yolu ile taşınmaz bedelinin belirlenmesi gerektiğini, objektif değer artırıcı unsur olarak sayılan sebeplerin taşınmazın arsa vasfını ispat ettiğini, objektif değer artırıcı unsurun eksik olduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen taşınmaz bedelinin oldukça düşük olduğunu, günümüz gerçekleri ve taşınmaz bedeli piyasasından oldukça uzak olduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasına, yargılama giderleri ile karşı vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminatı kabul etmemeleri ile birlikte zaman aşımı, hak düşürücü süre, kesin hüküm, husumet, derdestlik ve diğer itirazlarının dikkate alınmamış olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini ve taraflarına husumetin yöneltilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın Orman İdaresi tarafından orman olduğu gerekçesiyle açılan dava sonucunda Hazine adına tescil edildiğinden davanın Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini,

tazminat tutarı hesaplanırken tapu iptal ve tescil kararının kesinleştiği tarihteki değer hesaplansa bile taşınmazın gerçek değerinin ödenmesinin gerekmediğini, takdir edilecek oranda indirim yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını, tazminat miktarı belirlenirken öncelikle taşınmazın niteliğinin belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafın kendisine ait olduğunu iddia ettiği tapu kaydının geçerliliğinin olmadığını, davacı tarafın aslında orman olan bir yerde mülkiyet iddiasında bulunduğundan iş bu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu,

davacının özel mülkiyete konu olamayacak yerler için tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, raporda atlanılan 6292 sayılı Kanun'da düzenlenen iade ve tazminat başvuru yönünden bir inceleme yapılmadığını, davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin yanlış olduğu gibi fazla vekâlet ücreti hesaplandığını, dava 10.000 TL üzerinden açılmış olduğunu ve 17.06.2019 tarihli dilekçe ile ıslah edilmiş olmasına rağmen ıslah edilen kısma 20.07.2017 tarihinden itibaren faiz işletilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu...ilçesi,...Mahallesi 179 parsel sayılı, 3080 m² yüz ölçümlü taşınmazın 1969 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında bahçe niteliği ile...adına tespit ve tescil edildiği, bilahare intikal ve satış yoluyla 1986 yılında davacı adına tescil edildiği, davacı tarafından Orman İdaresine karşı açılan muarazanın men'i davası sonucunda...2.

Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.04.2013 tarihinde kesinleşen 2016/126 Esas, 2011/345 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içerisinde olması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, 2013 yılında yörede 6292 sayılı Kanun'un 11/10 maddesi uyarınca yapılan teknik hataların düzeltilmesi çalışması sırasında da taşınmazın orman sınırları içerisinde bırakıldığı, taşınmazın tapu kaydına tamamının orman sınırları içerisinde kaldığına ilişkin 22.10.2014 tarihinde şerh konulduğu, davacı tarafından 20.07.2017 tarihinde tazminat talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşıldığından,

İmar planı dışında bulunan dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla arazi vasfında olduğu belirlenerek net gelir yöntemi ile gerçek değerinin tespit edilmesine, bilirkişi heyetince uygulanan %100 objektif değer artışının taşınmazın konumuna, çevresel faktörlere ve dosya kapsamına uygun olmasına göre mahkemece verilen karar usul ve kanuna uygun olup, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin birinci fıkrası.

3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.

4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.

5. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır.

Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.

3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu...ilçesi,...Mahallesi 179 parsel sayılı, 3080 m² yüz ölçümlü taşınmazın 1969 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında bahçe niteliği ile...adına tespit ve tescil edildiği, bilahare intikal ve satış yoluyla 1986 yılında davacı adına tescil edildiği, davacı tarafından Orman İdaresine karşı açılan muarazanın men'i davası sonucunda...2.

Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.04.2013 tarihinde kesinleşen 2016/126 Esas, 2011/345 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içerisinde olması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, 2013 yılında yörede 6292 sayılı Kanun'un 11/10 maddesi uyarınca yapılan teknik hataların düzeltilmesi çalışması sırasında da taşınmazın orman sınırları içerisinde bırakıldığı, taşınmazın tapu kaydına tamamının orman sınırları içerisinde kaldığına ilişkin 22.10.2014 tarihinde şerh konulduğu, davacı tarafından 20.07.2017 tarihinde tazminat talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.

3. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/1186, K. 2024/6688, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1186
Karar No
2024/6688
Tarih
30 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/1186 K.2024/6062
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/1187 K.2024/7006
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/1187 K.2024/6014
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/1188 K.2024/7285
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/1189 K.2024/6362
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/1189 K.2024/7279

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.