KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/11920 E., 2025/9958 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/227 Esas, 2016/163 Karar
- Karar
- Kabul
Karar Metni
758 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında görülen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi 171 (yeni 1492) ve 182 (yeni 1490) parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesi uyarınca yenilemeye tabi tutulmuş olup 1492 parsel sayılı taşınmaz hakkında aynı zamanda 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca düzeltme işlemi yapıldığını, dolayısıyla davalılar hissesine düşen kamulaştırma bedelinin güncel tapu kayıtları doğrultusunda yeniden hesaplanmasını ve taşınmazların terkin işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi için yeniden krokili fen raporu alınması gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının %5-5,5 alınması gerektiğini, objektif değer artışı uygulanmasına gerek olmadığını, taşınmazların değerinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların arsa vasfında olduğunu, objektif değer artış oranının düşük belirlendiğini, arta kalan kısımda değer azalışı verilmemesinin hatalı olduğunu, taşınmazların değerinin düşük belirlendiğini, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulu Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazın niteliğinin tespiti için ilgili ...
Başkanlığından alınmış yazının bulunmadığı anlaşılmış olup, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi olan dava tarihi itibarıyla imar planı içerisinde olup olmadığı, İmar Planı içerisinde ise tarihi, ölçeği ve türü (1/1000, 1/1500, 1/25000 uygulama, nazım ..) araştırılarak 1/1000 ölçekli imar planı içerisinde olmadığının tespiti durumunda belediye veya mücavir alan sınırları dahilinde bulunup bulunmadığı,
belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı ve etrafının meskun olup olmadığı diğer ölçekli plan dahilinde ise plandaki konumu, plan kapsamına alınma amacı, yerleşim yerine uzaklığı, şehrin gelişme istikametinde olup olmadığı hususları ilgili ... Başkanlığından sorulduktan sonra, arsa mı yoksa arazi mi olduğu tespit edilerek sonucuna göre seçilecek bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak;
a) Arsa ise taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın;
imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle karşılaştırma yapılarak,
b) Arazi ise İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri getirtilerek verilere uygun şekilde üzerine ekilebilecek münavebe ürünlerine göre gelir metodu esas alınarak, bedel belirlenen rapora göre karar verilmesi gerekmektedir.
4. Dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yapılan kadastro yenilemesi ve düzeltme çalışmaları sonucu yüzölçümünün değiştiği belirtildiğinden dava konusu taşınmazların yenileme ve düzeltme sonrası oluşan durumu üzerinden yeniden fen raporu alınması ve hesap yapılması gerekmektedir.
5. Dava konusu 171 ve 182 parsel sayılı taşınmazların ifrazı sonucu oluşan ve kamulaştırmadan arta kalan 1491 ve 1489 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümü, geometrik şekli nazara alındığında; kamulaştırma nedeniyle arta kalan alanda değer azalışı oluşacağının kabulü gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının bozmanın niteliğine göre şimdilik sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Davalılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11920, K. 2025/9958, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama