KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/12023 E., 2025/9750 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1058 Esas, 2024/1480 Karar
- Karar
- Ret/ Karar verilmesine yer olmadığına
Karar Metni
1.267 kelime·6 dk okuma·15 bölüm
Taraflar arasındaki taşınmazın orman tahdidi içinde bırakılması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin asıl dava ile tapu iptali tescil istemine ilişkin birleştirilen davada verilen hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın reddine, birleştirilen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar vekili asıl davanın dava dilekçesinde özetle; davacının ... ili, ..., ...
111 ada 7 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın 15.07.2010 tarihinde kızı ...'dan devir aldığını, davacının dava konusu taşınmazı edindiğinde üzerinde herhangi bir orman şerhi veya herhangi bir kısıtlama bulunmadığını, taşınmaz üzerinde bulunan şerhin davacının mülkiyet hakkını kısıtladığını, satışını engellediğini belirterek dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile Maliye Hazinesi adına orman vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline,
fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde artırılmak üzere şimdilik (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere) 10.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı ... Genel Müdürlüğü vekili dava dilekçesinde özetle; taşınmazın arazi kadastrosunun ve orman kadastrosu çalışmalarının yapılarak kesinleştiğini, kesinleşen orman kadastrosu sonucunda taşınmazın ... Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığını ve taşınmaz üzerinde orman şerhi bulunduğunu, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ve özel mülkiyete konu olamayacağını beyan ederek taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescil edilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığından reddini talep ettiklerini, şerhin ... Genel Müdürlüğü tarafından konulduğunu, idari işlemden kaynaklanan hukuki el atma talebi nedeniyle açılan davanın görülmesinde idari yargı görevli olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ...
Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu davada taşınmazın mülkiyet hakkının kimde olduğunun tespitinin esas olduğundan davalı idarece kurulan teknik komisyon tarafından tanzim edilecek inceleme raporuna istinaden takip edilecek hukuki sürecin sonucunun beklenilmesi gerektiğini, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğunu, bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulü gerektiğini, davalı sıfatının Hazineye ait olduğunu, Orman Yönetiminin davalı sıfatı bulunmadığını,
dava konusu edilen talebin zamanaşımına uğradığını, 10 yıllık süre içerisinde dava açmadıklarını, davacının yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin talebine de itirazlarının olduğunu belirterek husumet, zamanaşımına ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın usul yönünden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli ve 2019/532 Esas, 2021/749 Karar sayılı kararı ile asıl davada; tazminat talebinin kabulü ile bedelin davalı Hazineden alınıp davacıya verilmesine, birleştirilen davada davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.09.2023 tarihli ve 2022/1377 Esas, 2023/1110 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın arazi niteliğinde kabul edilmesi ve gelir metoduna göre değerinin tespit edilmiş olması, taşınmazın bulunduğu bölgedeki coğrafi durum ve toprak yapısı itibarıyla kapitalizasyon faiz oranının %4 oranında alınması, taşınmazın konumu ile taşınmazı o bölgedeki diğer taşınmazlardan ayıran özelliklerde gözetilmek suretiyle objektif değer artış oranının %50 uygulanması sonucu metrekare birim fiyatının 2019 yılı için 88,92 TL olarak hesaplanmış olmasında isabetsizlik bulunmadığı; ancak 3402 sayılı Kanun gereği birleştirilen davada davacı ... idaresi yararına vekâlet ücreti hükmedilmesi hatalı bulunduğundan vekâlet ücreti yönünden kararı düzelterek yeniden karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu ... ili, ..., ...
111 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına 08.05.2008 tarihinde "Tamamı orman sınırları içinde” olduğuna dair orman şerhinin konulduğu, dava dışı ...'in 15.07.2010 tarihinde satış yoluyla, taşınmazı orman olduğunu gösteren şerh ile edindiği, Buna göre Devlet tapu sicil kaydındaki şerhin tesisini sağlayarak kaydın bu hâli ile değerlendirilmesi gerektiği hususunu aleniyete intikal ettirdiği, 4721 sayılı Kanun'un 1020 nci maddesinin. "Tapu sicili herkese açıktır.
İlgisini inanılır kılan herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebilir.
Kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez." hükmü nazara alındığında tapunun beyanlar hanesine şerh işlendikten sonra bu şerhi tapuda görmesine rağmen taşınmazı devir alan davacının iyi niyetli olduğundan ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca dürüst davrandığından söz edilemeyeceği, hâl böyle olunca, ...'dan taşınmazı satın alan ...'nın tapusunun iptali sebebiyle bir zararının oluştuğu kabul edilse bile,
bu zararın tapu sicil kayıtlarının doğru tutulmamasından kaynaklandığının söylenemeyeceği gibi, zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağının varlığından da bahsetmek mümkün olmayacağından, davacının 15.07.2010 tarihinden sonra, orman şerhini görerek taşınmazı satın alması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın reddine, birleştirilen davanın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle.
Bölge Adliye Mahkmesince bozma kararına oy çokluğu ile uyulmasının haklılıkları yönünden önemli olduğunu, kanuna aykırı karar verildiğini, tescil dosyasında “ölmüş” ibaresi kaldırılmış olmasına rağmen kanunun açık hükmüne aykırı karar verildiğini, mülkiyet hakkının zamanaşımına tabii olmadığını, mülkiyet hakkının kaybedilemeyeceğini, taşınmazın malikleri dışıdaki kişiler adına tespitinin yapılmasının hukuka , kazanılmış haklara aykırı olduğunu, örnek Anayasa Mahkemesi kararının dikkate alınması gerektiğini, tescil dosyasına ilişkin hukuka aykırı kararın davanın reddinin gerekçesi yapılamayacağını,
tapuya ... ilkesinin ortadan kaldırılmış olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararına ilişkin azınlık oyunun haklı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Mülkiyet hakkının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile Anayasa tarafından güvence altına alındığını, tapu sicilinin tutulmasından Devletin sorumlu olduğunu, bu sorumluluğun kusursuz sorumluluk olduğunu, buna ilişkin olarak pek çok içtihat bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII.KARAR
Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, taşınmazın orman sınırları içerisinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince, 2.5.2024 gün 2023/10703 Esas 2024/5367 Karar sayılı Daire bozma kararına uyulmak suretiyle davacının tapu kaydındaki orman şerhini görerek taşınması satın aldığından ve iyi niyet söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de sözü edilen bozma kararına ekli karşı görüşümü aynen tekrarla çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12023, K. 2025/9750, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama