KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/12214 E., 2025/10893 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/300 Esas, 2024/227 Karar
- Karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
1.260 kelime·6 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... köyü 1 parsel ve 30 parsel sayılı taşınmazlara askeri tesisler yapılmak suretiyle fiilen el atıldığından kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin davalı idarelerden tahsilini, el atmanın tespit edilememesi halinde ise dava konusu taşınmazdaki tüm şerhlerin kaldırılarak davacıların murisi ...’den ...’ye gelen hisseleri oranında adlarına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ve Hazine vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2016/173 Esas, 2020/337 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli ve 2021/701 Esas, 2021/1790 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... köyü 7400 m² yüzölçümlü 1 parsel ve 4000 m² yüzölçümlü 30 parsel sayılı taşınmazlar davacılar murisi ... oğlu ... adına kayıtlı iken, 1 parsel sayılı taşınmazın 23.05.1985 tarihinde ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... tarafından imzalanan 3552 yevmiye numaralı resmi senet ile kamulaştırılmak üzere Maliye Hazinesi’ne satıldığı anlaşıldığından 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği,
ancak 30 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede dava konusu taşınmazın 1967 yılında davacılar murisi ... adına senetsizden tescil edildiği, Tapulama Tutanağında 1959 yılında ...
Komutanlığı tarafından fuzulen işgal edilerek üzerine iki adet bina yapıldığı belirtilmiş olup İstanbul Valiliği’nden alınan .... tarih ve ... sayılı kamu yararı kararı uyarınca kamulaştırılmasına karar verildiği, kıymet takdir raporunda belirlenen bedelin davalıya ödendiğine dair bir belgeye rastlanmamış olup kamulaştırma evrakının noter kanalıyla tebliğ edilip edilmediği davacı idareden sorularak tebliğ yapılmış ise ilgili Noterlikten tebliğ mazbatası getirtilmediği gibi;
ilk derece mahkemesince dava konusu taşınmaza ilişkin Eyüp 1. Asliye Hukuk Hakimliği’nin 1970/755 Esas, 1972/675 Karar sayılı dosyasında ..., ... ve ... tarafından tezyidi bedel davası açılması ve bu davaya konu 2780 m²lik kısma ilişkin kamulaştırmanın usulüne uygun olarak yapıldığı gerekçesi ile kalan 1220 m²’lik kısım için kamulaştırmasız el atıldığının kabulüne karar verilerek uzlaşma dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de,
“doğrudan doğruya ... uhdesinde bulunan tarla için istimlak ve işgal bedeli talebi bulunmadığından kayda ve usule uymadığı” gerekçesiyle tezyidi bedel davasının reddine karar verilmiş olup, ... adına tam hisse ile kayıtlı 4000 m² yüzölçümlü dava konusu taşınmaz ile davacılar ya da murisleri ile bağlantıları tespit edilemeyen ... ve ...’ın da davacı olduğu tezyidi bedel davasına konu olan 2780 m²’lik 1 parsel numarası verilen taşınmazın aynı yere ilişkin olup olmadığı net olarak belirlenememiş olup, Eyüp 1. Asliye Hukuk Hakimliği’nin 1970/755 Esas, 1972/675 Karar sayılı tezyidi bedel dosyası getirtilip,
taşınmazın kamulaştırma planı ve istimlak haritası zemine uygulanıp bu dosyaya konu yer ile dava konusu 30 parsel sayılı taşınmazın aynı yere ilişkin olup olmadığı kesin olarak tespit edildikten sonra; aynı yere ilişkin değil ise dava konusu taşınmazın tamamı yönünden kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin hesaplanması,
aynı yere ilişkin ise hakkında tezyidi bedel davası bulunan 2780 m²lik kısmın davacılar murisi ...’nin payı oranında usulüne uygun olarak kamulaştırıldığının kabulü ile bu kısım yönünden davanın reddine ve bakiye 1220 m²lik kısım yönünden ise el atıldığının kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi;
taşınmaz bedelinin ödenmesi gerektiğinin tespiti durumunda uzlaşma başvurusunun 614315 sayı ile davalı idarede kayıtlı olduğuna dair temyiz itirazı da dikkate alınarak davacının uzlaşma talebinde bulunup bulunmadığı davalı idareden sorulduktan sonra uzlaşma talebi mevcut ise buna ilişkin belgeler de getirtilerek işin esasına girilmesi, aksi halde dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;dava konusu 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu 30 parsel sayılı taşınmaz yönünden belirlenen bedelin düşük olduğunu, bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... ve Hazine vekilleri temyiz dilekçesinde özetle.
Hazine davalı olarak gösterilmesine rağmen hakkında hüküm kurulmadığını, davanın Hazine yönünden husumetten reddine karar verilerek lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, dava tarihinde nazım ve uygulama imar planında olmayan dava konusu taşınmaza arsa olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken ... adına tescilinin hatalı olduğunu, uzlaşma dava şartı dava açıldıktan sonra yerine getirildiğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,
kamulaştırma işlemleri usulüne uygun olarak tamamlanmış olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacılar ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin tüm, davalı idareler vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte değildir.
3. 1959 yılında ... Komutanlığı tarafından bina yapılmak ve etrafı çitle çevrilmek suretiyle fiilen el atılan dava konusu 30 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Buna karşın, dava konusu 30 parsel sayılı 4000 m² yüzölçümlü taşınmazın el atılan 1220 m²lik kısmının tapu kaydının davacıların payı oranında iptali ile davalı Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde davacılar payına isabet eden alanlar üzerinden tapu kaydının iptaline ve ... adına tesciline karar verilmesi hatalıdır.
5. Davalı Hazine yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin tüm, davalı idareler vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idareler vekillerinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;
a. (1) numaralı bendinin son paragrafı hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “Dava konusu İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... köyü 30 parsel sayılı 4000m² yüzölçümlü taşınmazın kamulaştırmasız el atılan 1220 m²lik kısmının tapu kaydının davacıların payı oranında iptali ile davalı Hazine adına tesciline,” cümlesinin yazılması,
b. Ayrı bir bendi olarak “Davalı Hazine yönünden davanın husumet yokluğundan reddine,” cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12214, K. 2025/10893, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama