KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/12339 E., 2025/9416 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1453 Esas, 2024/1743 Karar
- Karar
- Esastan ret
Karar Metni
999 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 168 ada 33 ve 34 parsel (eski 2323 ve 2325 parseller) sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın Orman Genel Müdürlüğüne yönetilmesi gerektiğinden husumetten reddini, davacının öncelikle idareye başvuru yapması gerektiğini, tapu kaydındaki orman şerhi nedeniyle bu tarihten itibaren on yıllık süre dolduğundan zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, aksi kanaatte olunması halinde münavebe ürün seçiminin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, tazminat miktarının düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı idarenin husumetinin bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazın orman olmasına rağmen tarla olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, ormanlık olan bir arazinin sadece üzerindeki orman ürünleriyle değerlendirilmesi gerektiğini, münavebe ürün seçiminin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, kapama özelliği olmayan zeytin ve kestanenin maktuen değerinin hesaplanması gerektiğini, bilirkişi kurulunun kanuna uygun şekilde teşekkül etmediğini, tazminat miktarının yüksek hesaplandığını,
davalı idare dava açılmasına sebebiyet vermediğinden faiz ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, tazminat bedelinin karar tarihine göre belirlenmesi gerektiğini, faizin de karar tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığını, ıslah edilen kısma tapu iptali ve tesciline ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, davalı idare aleyhine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı idarenin harçlardan sorumlu olmayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kuru arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet sorumlu olup, davanın davalı sıfatıyla Hazine aleyhine açılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, eldeki davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi oranı ile objektif değer artışı oranının uygun olduğu,
bilirkişi heyeti raporunda belirtilen münavebe ürünleri ve verilerinin bölgenin münavebe yapısı ve resmî tarım verileri ile uyumlu olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının tapusu kesinleşmiş mahkeme kararı ile iptal edilerek Hazine adına tescil edildiğinden 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı ... dava açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı ... aleyhine nispi vekâlet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
dava konusu taşınmaza ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesi sebebiyle davacının zararının oluştuğu, değerlendirme tapu iptal ve tescili kararının kesinleşme tarihi esas alınarak yapıldığından tazminatın tamamı için tapu iptali ve tescili kararının kesinleşme tarihinden itibaren yasal faiz hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 168 ada 33 ve 34 parsel ( eski 2323 ve 2325 parseller) parsel sayılı taşınmazları davacıların 25.01.1974 tarihinde satın aldıkları, taşınmazların orman sınırları içerisinde kaldığına dair şerhin 16.01.1995 tarihinde tapu kaydına işlendiği, Orman Genel Müdürlüğü tarafından tapu kaydının iptali istemi ile ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/410 Esas, 2016/15 Karar sayılı dosyasında dava açıldığı, yapılan yargılama sonucu dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tesciline karar verildiği, söz konusu kararın 11.04.2019 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 09.09.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3. Tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edilen arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza gelir metodu esas alınıp, konumuna ve özelliklerine uygun oranlarda kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışı uygulanarak değer biçilmesine ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince tazminata hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12339, K. 2025/9416, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama