İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/12961 K.2025/9627

Taraflar arasındaki tapu kaydının kadastro işlemleri sırasında uygulanmaması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece…

Esas2024/12961Karar2025/9627Tarih24 Haziran 2025Okuma10 dk · 1.921 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2024/12961 E., 2025/9627 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Haziran 2025
Mahkemesi
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/649 Esas, 2024/1655 Karar
Karar
Esastan ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.921 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki tapu kaydının kadastro işlemleri sırasında uygulanmaması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı ... (Mal Müdürlüğü) temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten veve dava dosyasını takrir eden Üye dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkinde kain, Cilt No: 4, ...

No: 61, Sıra No: 26'da tapuya kayıtlı kayden 60 dönüm olup fiilen 105.742,86 m² taşınmazı 21.11.2007 yılında ... isimli şahıstan tapu siciline güvenerek satın aldığını, söz konusu taşınmazın bulunduğu mevkide 2011 yılında kadastro çalışmalarında müvekkiline ait bu taşınmazın Kabayel köyü 112 ada 1 nolu, 2.812.947, 93 m² büyüklüğündeki bir orman parseli içinde yer alacak şekilde orman vasfı ile Hazine adına tespit edildiğini, askı süresi içerisinde müvekkili tarafından kadastro tespitine itiraz edildiğini, itirazın ...

Kadastro Mahkemesinin 2012/2 Esas, 2018/2 Karar sayılı kararıyla reddedildiğini, söz konusu karara karşı yaptıkları istinaf başvurusunun da ...

Bölge Adliye Mahkemesi 2.Hukuk Dairesince esastan rededildiğini ve bahse konu esastan ret kararınında 15.11.2018 tarihi itibarıyla kesinleştiğini belirterek müvekkilinin uğramış olduğu zarara karşılık şimdilik 10.000 TL tazminatın kadastro tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 12.10.2021 tarihli dilekçesiyle talep edilen tazminat bedelini 528.714,30 TL'ye artırarak, bu bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Usulüne uygun tebliğe rağmen davalı tarafça verilmiş cevap dilekçesine dosya içerisinde rastlanmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... (Mal Müdürlüğü) temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın sadece çayır vasfının bulunmadığını, su kaynaklarına yakınlığı nedeniyle sulu olarak kabul edilmesi gerektiğini, taşınmazın 2007 yılındaki satın alma değerinin günümüze uyarlanması gerektiğini, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların yakacak ve kereste bedellerinin hesaplanmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... (Mal Müdürlüğü) temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kadimden beri orman niteliğine haiz olması nedeniyle kamu orta malı olduğunu ve özel mülkiyete geçirilemeyeceğini, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap edilemeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda afaki değerlendirmeler yapıldığını, somut verilere dayanılmayıp subjektif değerlendirmelere dayanıldığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına Cilt No: 4, ... No: 61, Sıra No: 26'da tapuya kayıtlı 60 dönümlük arazinin 2011 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 2.812.947,93 m² olarak 112 ada 1 parsel numarası verilerek ... orman vasfı ile ... adına tespit işleminin yapıldığı, askı süresi içerisinde davacı tarafından kadastro tespitine itiraz edilerek 30.01.2012 tarihinde ...

Kadastro Mahkemesine dava açıldığı, adı geçen Mahkemenin 2012/2 Esas ve 2018/2 Karar sayılı kararıyla taşınmazın krokide (A) harfiyle gösterilen ve fiili 105.742,86 m²lik alan olduğu, dava konusu taşınmazın öncesinin ve mevcut halinin orman ve orman toprağı olduğundan özel mülkiyete konu olamayacağı, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, söz konusu kararın istinaf edilmesi üzerine ...

Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 15.11.2018 tarihli ve 2018/335 Esas, 2018/590 Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun kesin olmak üzere esastan reddine karar verildiği ve 30.09.2019 tarihinde 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca eldeki tazminat davasının açıldığı anlaşılmakta olup davacı adına tapu kaydı olan taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında orman olarak Hazine adına tespitinin yapılması ve bu durumun mahkeme kararı ile kesinleşmesi karşısında davacının 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat talep hakkının bulunduğu sabit olup zararın doğmadığına yönelik davalı istinafının yerinde olmadığı ve

dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde ve çayır olarak kullanıldığının, sulama imkanlarından istifade etmediğinin dosya kapsamıyla sabit olduğu, kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu kabul edilerek, net gelir metodu esas alınarak değerinin tespit edilmesinin ve dava tarihi itibarıyla hesaplama yapılmasının doğru olduğu,

taşınmaz üzerindeki orman envalinin kendiliğinden meydana gelmesi ve ağaçların davacı tarafça yetiştirildiğinin ispat edilememesi sebebiyle kereste ve yakacak bedeline hükmedilmemesinde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekili ile davalı ... (Mal Müdürlüğü) temsilcisinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

2.Davalı ...

(Mal Müdürlüğü) vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 21.11.2007 tarihinde davacı adına tescil edilmiş olup 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu ve zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davanın kısmi dava olarak açılmadığı ve davacı tarafın ıslahına da muvafakatlarının bulunmadığından ıslahın geçerli olmadığını, bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazların mahkemece incelenmediğini, taşınmazın davacı tarafça uzun yıllar ve mezkur dava süresince kullanıldığını, dolayısıyla da bir zararın oluşmadığını, taşınmazın metrekare birim değerinin fazla belirlendiğini,

4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında hukuka aykırılık şartı oluşmadığından Devletin sorumluluğunun mevcut olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... mevkinde kain, Cilt No: 4, ... No: 61, Sıra No: 26'da tapuya kayıtlı 60 dönümlük arazinin 2011 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 2.812.947, 93 m² olarak 112 ada 1 parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tespit işleminin yapıldığı, askı süresi içerisinde davacı tarafından kadastro tespitine itiraz edilerek 30.01.2012 tarihinde ...

Kadastro Mahkemesine dava açıldığı, adı geçen Mahkemenin 2012/2 Esas, 2018/2 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın krokide (A) harfiyle gösterilen ve fiili olarak 105.742,86 m²lik alan olduğu, dava konusu taşınmazın öncesinin ve mevcut halinin orman ve orman toprağı olduğundan özel mülkiyete konu olamayacağı, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, söz konusu kararın istinaf edilmesi üzerine ...

Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 15.11.2018 tarih ve 2018/335 Esas, 2018/590 Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun kesin olmak üzere esastan reddine karar verildiği ve dolayısıyla kararın 15.11.2018 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın da 30.09.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arazi niteliğinde kabulü ile taşınmaza net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesine ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.06.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava tesis kadastrosu sırasında uygulanamayan eski tapu kaydı nedeniyle mülkiyet hakkının kaybedildiğinden bahisle açılan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü, Karamuşan mevkinde kain, Cilt No: 4, ...

No: 61, Sıra No: 26'da tapuya kayıtlı kayden 60 dönüm olup fiilen 105.742,86 m² taşınmazı tapu siciline güvenerek satın aldığını, söz konusu taşınmazın bulunduğu mevkide 2011 yılında kadastro çalışmalarında müvekkiline ait bu taşınmazın ... köyü 112 ada 1 nolu, 2.812.947, 93 m² büyüklüğündeki bir orman parseli içinde yer alacak şekilde orman vasfı ile Hazine adına tespit edildiğini, askı süresi içerisinde müvekkili tarafından kadastro tespitine itiraz edildiğini, itirazın ...

Kadastro Mahkemesinin 2012/2 Esas, 2018/2 Karar sayılı kararıyla reddedildiğini kararın kesinleştiğini belirterek müvekkilinin uğramış olduğu zarara karşılık şimdilik 10.000 TL tazminatın kadastro tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 12.10.2021 tarihli dilekçesiyle talep edilen tazminat bedelini 528.714,30 TL'ye artırarak, bu bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini" istemiştir.

İlk derece Mahkemesince özetle; “davacı dayanağı olan ... ili ... ilçesi ... Köyü ... mevkiinde kain Cilt No: 4, ... No: 61, Sıra No: 26'da tapuya kayıtlı kayden 60 dönüm olan tapu kaydının ... Köyü 112 Ada 1 nolu 2812947 93 m2 büyüklüğündeki taşınmaz içinde bir bölüme uyduğu ve zeminde fiilen 105.742,86 m² olarak kullanıldığını orman niteliği ile Hazine adına tespit edildiğini, davacı tarafça Kadastro mahkemesine açılan tespite itiraz davasının reddedilmesi ile tespitin kesinleştiği ve davacı tarafın mülkiyet hakkı ihlal edildiğinden 105742,86 m²lik bölüm yönünden tazminata" hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvuruları esastan reddedilmiş, bu karara karşı taraf vekilleri kararın bozulması gerektiğinden bahisle temyiz yoluna başvurmuşlardır.

Dairemiz ilamında özetle: “Davacı taraf dayanağı olan kayden 60 dönüm yüzölçümündeki tapu kaydının orman niteliğindeki 2.812.947, 93 m² yüzölçümlü 112 ada 1 parsel numaralı taşınmaz içinde kaldığı ancak 60 dönüm olarak değil fiilen 105.742,86 m² yüzölçümüyle kullanıldığını, bu durumun davacı tarafından Kadastro Mahkemesine açılan 2012/2 Esas sayılı dava dosyasında verilen 2018/2 Karar sayılı kararın 15.11.2018 tarihinde kesinleşmesiyle de belirlendiğini, arazi niteliğindeki 105.742,86 m² yüzölçümlü taşınmaza net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin ve bedelin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinin yerinde olduğu" gerekçesiyle kararın onanmasına karar verilmiştir.

Davacı taraf dayanağı olan 21.11.2007 tarihli ve 26 sıra numaralı tapu kaydının geldisi 31.08.1949 tarih ve 52 sıra numaralı tapu kaydı olup kayden 6 hektar yüzölçümünde ve hudutları şarken; ziyaret deresi, garben; .... Tepesinden giden ... ve ... ..., ...; ... ve ..., ...; ... giden yol okumaktadır. Hudutları itibarıyla gayrisabit nitelikte olan tapu kaydı ancak miktarı ile geçerlidir.

Davacı taraf 6 hektarlık taşınmazın bedelini ödeyerek 21.11.2007 tarihinde taşınmazı resmi senetle satın almıştır. Kadastro çalışmaları sırasında revizyon görmediği anlaşılan tapu kaydının Kadastro Mahkemesinin 15.11.2018 tarihinde kesinleşen kararıyla 112 ada 1 parsel sayılı orman niteliğindeki taşınmaz içinde bir bölüme uyduğu ve bu bölümün davacı tarafça zeminde fiilen 105.742,86 m² yüzölçümüyle kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Orman parseli içinde bir bölüme uyduğu kabul edilen tapu kaydının 6 hektarlık (60.000 m²) miktarı (yüzölçümü) dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince tazminata hükmedilmesi gerekmektedir. Tapu kaydının kadastro çalışmaları sırasında revizyon görmediği gerekçesiyle 60.000 m²lik tapu kaydı miktarını aşacak şekilde 105.742,86 m²lik bölüm için mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılarak tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya uygun değildir.

Şöyle ki; davacı taraf sadece 60.000 m²nin bedelini ödeyerek taşınmazı satın almış fazla olan (105.742,86 m² – 60.000 m² =) 45.742,86 m²lik bölüm için bedel ödememiştir.

Bu sebeble bedel ödemediği bölüm yönünden doğan bir zararı olmadığı gibi gayri sabit hudutlu olan tapu kaydının sınırında yer alan halen orman ve öncesi orman toprağı olan bölüme doğru taşınmazını genişleterek kullanması ona mülkiyet hakkı kazandırmayacağından, malik olmadığı taşınmazın mülkiyet hakkının kaybedilmesi nedeniyle zarar doğması da söz konusu olamayacaktır.

Bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının “Tapu kaydı miktarı olan 60.000 m²lik kısım ile sınırlı olarak tazminata hükmedilmesi, fazla olan bölüm yönünden ise davanın reddine karar verilmesi ...” gerektiğinden BOZULMASI gerekir. Bu nedenle Sayın Çoğunluğun onama görüşüne katılamıyoruz. 24.06.2025

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12961, K. 2025/9627, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12961
Karar No
2025/9627
Tarih
24 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/12963 K.2025/8948
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/12973 K.2025/10500
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/12983 K.2025/9770
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/12984 K.2025/8911
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/12990 K.2025/9776
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/12991 K.2025/8907

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.