KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13040 E., 2025/10382 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/460 Esas, 2024/276 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Geyve 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/636 Esas, 2022/358 Karar
Karar Metni
834 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin ve irtifak hakkı karşılığının tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ve irtifak hakkının davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, Taraklı ilçesi, ... Mahallesi 163 ada 21 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tespitini ve kamulaştırılan taşınmaz ile üzerindeki irtifak hakkının müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin ve irtifak hakkı karşılığının tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın kamulaştırma konusu kısmının tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı idare adına tesciline ve irtifak hakkının tesisine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; münavebeye alınan ürünlerin yörenin mutat tarım ürünleri olmadığını, fasulye ve biber gibi geliri yüksek ürünlerin münavebeye alındığını, bilirkişi raporunda kullanılan verilerin resmi verilerle uyuşmadığını, münavebeye alınan ürünlerin verim ve fiyat verilerinin yüksek, maliyetlerinin düşük alındığını, taşınmazın sulama kaynağı ve yeterliliği araştırılmadan sulu arazi olarak kabul edildiğini, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alındığını, müvekkili idarenin kıymet takdir komisyonu raporunda belirlenen bedel ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen bedel arasında önemli bir orantısızlık olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, aksi kabul edildiği takdirde kapitalizasyon faizinin %4 oranında, objektif değer artış oranının ise en az %100 oranında uygulanması gerektiğini, irtifak değer düşüklüğü oranının en az %50 olması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kapsamında kırsal yerleşim alan sınırları dışında kaldığı, meskun olmadığı, kadastral yola cephesinin olduğu, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemede arazi vasfında olduğu anlaşılmış olup, net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği,
buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirlenen kapitalizasyon faiz oranının taşınmazın niteliklerine uygun olduğu, taşınmazda yetiştirilen ürünlerin münavebe durumları ile verim, satış fiyatı ve üretim giderlerinin ilçe tarım verileri ile örtüşür şekilde uygulandığı, bilirkişi kurulunun yasaya uygun olarak oluşturulduğu, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre objektif değer artırıcı unsur oranının yerinde olduğu, keza Dairenin 2024/459 Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan kadastral yola cepheli ...
Mahallesi 139 ada 3 parsel sayılı taşınmaz için %70 objektif değer artışı oranının uygun görüldüğü dikkate alındığında belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki Sakarya ili, Taraklı ilçesi, ... Mahallesi 163 ada 21 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak bilimsel yolla değer biçilmesi, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve irtifak hakkına konu olan bölüm dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13040, K. 2025/10382, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama