KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13056 E., 2025/9528 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1373 Esas, 2024/1636 Karar
- Karar
- Esastan ret
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 420 ada 614 parsel numaralı taşınmazda davacıların murislerinin hissedar olduğunu, Karayolları Genel Müdürlüğünün söz konusu taşınmazı uzun yıllardır kamulaştırma işlemi yapılmaksızın ve bedel ödemeden kamu hizmetine sunulduğunu belirterek tespit edilecek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesine özetle; davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarında 1966 yılında el atma olmadığı, 1975 yılında fiilen el atıldığının belirtildiğini, ... yazısında taşınmaza 1975 yılında fiilen el atıldığının belirtildiğini, el atmanın davalı idare tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının dayandığı gerekçelere göre davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı idare tarafından el atmasının söz konusu olmadığı, dava konusu parselin bir kısmına yol ve kaldırım olarak, diğer kısımlarına ise park olarak parselin tamamını kapsayacak şekilde fiilen el atıldığı, parsel üzerindeki sokak ve parkların ara arter olduğu anlaşıldığından verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temiz yoluna başvurmuştur.
C. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki belgelerden; dava konusu taşınmazın geldisi olan 420 ada 595 parselin kamulaştırılması için davalı idarece 07.02.1974 tarihli kamu yararı kararı alınmış ise de, taşınmazın 3164 metrekare kısmının 21.03.1973 tarihinde ifraz edilerek dava konusu 420 ada 614 parsel numarasını aldığı ve malikleri adına tescil edildiği, parselin tapudaki niteliğinin "boş" olduğu, Bayrampaşa Belediye Başkanlığı tarafından tapu kaydına 18.02.1974 tarihinde istimlak şerhi işletildiği, mevcut haliyle taşınmazın davalı idarenin kamulaştırma işlemine konu "... ... ... ... ..." üzerinde değil, ara arter niteliğindeki sokaklar ve ilçe belediye başkanlığı sorumluluğundaki parklarda kaldığı anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13056, K. 2025/9528, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama