KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13079 E., 2025/8934 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/239 Esas, 2024/205 Karar
- Karar
- Kabul
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3143 parsel sayılı taşınmazda imar uygulaması ile toplam payının 90 m² sinin bedele dönüştüğünü, her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile bedele dönüşen kısım için takdir edilen bedelin artırılarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili verilen cevap dilekçesinde özetle; davada görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, yapıldığı iddia edilen ıslah imar uygulamasının tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın bir alacak davası olması nedeniyle de talep edilen alacağın da zamanaşımına uğramış olduğunu, bu nedenle açılan davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, mirasçılardan bir kısmının...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/352 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, bu dava sonucunda kendi hisselerini müvekkili belediyeden tahsil ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.05.2022 tarihli ve 2021/372 Esas, 2022/387 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 12.05.2022 tarih ve 2021/372 Esas, 2022/387 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dairemizin 31.03.2021 tarihli bozma kararı ve 02.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza bitişik olup aynı değerde 3144 parsel sayılı taşınmaza aynı değerlendirme tarihi olan 24.11.1988 tarihinde belirlenen metrekare birim fiyatı olan 0,45 TL Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosuna göre dava tarihine güncellenmesi suretiyle (209,34/0,08) dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatı belirlenmesi gerekirken inandırıcı olmayan gerekçe ile daha az bedele hükmedilmesi gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedel davacının müktesep hakkının zedeleyecek derecede cüzi bir bedel olup taşınmazın gerçek değerini yansıtmaktan uzak olduğunu, paydaşlarca açılan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/352 Esas sayılı dosyasında metrekare birim fiyatının 900,00 TL olarak belirlenip Yargıtay denetiminden geçtiği hâlde, 3 yıl sonra açılan iş bu davada Kanun değişikliği ile bile olsa bu denli bir eşitsizliğin hakkaniyete, Anayasa ile getirilen eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına idarece takdir edilen karşılığının artırılması istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. 20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası ile getirilen; "Bu Kanun'un geçici 6 ncı maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri, bu madde kapsamındaki davalar ve icra takipleri için de uygulanır. Devam eden dava ve icra takipleri ise, bu madde hükümlerine göre sonuçlandırılır." düzenlemesi uyarınca maktu harca hükmedilmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Kamu düzeni gereğince yapılan inceleme neticesinde; Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin tümüyle çıkartılması, yerine "Alınması gerekli 427,60 TL harcın davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydına" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13079, K. 2025/8934, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama