KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13240 E., 2025/10200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1211 Esas, 2024/1288 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/259 Esas, 2023/606 Karar
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz, davacılar vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen tazminat miktarı, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalmaktadır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz talepleri yönününden yapılan incelemede; hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 359.342,54 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığından davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin (miktar itibariyle) reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacılar vekili kararı karşı tarafın temyiz dilekçesine verdiği cevapla birlikte (katılma yoluyla) temyiz etmiştir.
Katılma yoluyla temyiz hakkı, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı bir hak olup karşı tarafın asıl temyiz dilekçesinin normal temyiz süresi içerisinde ve kendisi yönünden temyizi kabil bir karara karşı verilmiş olması koşulu ile sınırlandırılmıştır.
Karşı tarafın (davalı Hazine vekilinin) temyiz istemi, yukarıda belirtildiği üzere (miktar itibariyle) reddedilmiş olmakla, davacılar vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin de karşı tarafın temyizine bağlı olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13240, K. 2025/10200, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama