KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13311 E., 2025/10829 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2988 Esas, 2024/1941 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/34 Esas, 2022/407 Karar
Karar Metni
986 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ile ecrimisilin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, ecrimisil talebi yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın tazminat talebi yönünden kabulüne, ecrimisil talebi yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, Mustafakemalpaşa ilçesi, ... Mahallesi, 1887 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara müvekkili idare tarafından el atılmadığını, iddia olunan eylemin haksız el atma olarak nitelendirilemeyeceğini, dava konusu taşınmazların gölün doğal yapısı nedeniyle sular altında kaldığını, ... Gölü'nün doğal bir göl olması sebebiyle göldeki su seviyesinin tamamen mevsimlere bağlı olarak yağışa göre yükselip düştüğünü, gölün su seviyesi yağışlı dönemlerde yükseldiği için gölün su yüzey alanı genişleyerek etrafındaki tarım arazilerini etkilediğini, dava konusu taşınmazlarda mevsimsel yağışlarla zaten var olan su basmasının sedde yapımı ile ortaya çıkmadığını, tüm bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine, ecrimisi talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz hakkında Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/358 Esas sayılı dosyası ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından tapu iptali ve tescili davası açıldığını, Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/358 Esas Sayılı dosyanın sonucu bekletici mesele yapılması gerektiğini, hukuki sorumluluğun müvekkil idarede olmadığını, davacı taraf istinaf kaldırma kararı öncesi 13.11.2019 tarihinde 4.832,40 TL tamamlama harcı yatırarak davasını ıslah etmiş,
Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrası ise 14.10.2022 tarihinde bu sefer 2.701,24 TL tamamlama harcı yatırarak davasını 2. kez ıslah ettiğini, dava dilekçesinde açıkça belirsiz alacak davası olduğu yada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun)107 inci maddesi gereği belirsiz alacak davası olduğunun belirtilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza İdare tarafından el atılmadığını, yapılan sedde ile taşınmazların su altında kalmadığı,
sedde yapılmamış olsa bile taşınmazların su altında kalacağını bu durumun bilirkişi raporunda da belirtildiğini, Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin farklı dairelerinde taşınmazların değeri yönünden farklı kararların çıktığını, işbu dosya da ise aynı dava tarihine göre daha yüksek bedel tespit edildiğini ileri sürerek kararını istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi vasfındaki taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda (2942 sayılı Kanun) öngörülen zirai net gelir yöntemine göre değer biçilmesi, %4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanması ve taşınmazların gerçek değerine ulaşıldığından objektif değer artış oranı uygulanmamasının uygun olduğu, resmi verilerin dava tarihine uygunluğuna göre mahkeme kararında hukuken yanlışlık yapılmadığı anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Her ne kadar davacı tarafça dava konusu taşınmazın ... Barajı Kuvvet Tüneli yapımı nedeniyle su seviyesinin yükselmesi suretiyle su altında kaldığını, taşınmazda tarım yapılmasının mümkün olmadığını belirterek el atma bedelinin davalı idareden tahsili isteminde bulunulmuşsa da yapılan incelemede.
1887 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine 11.08.2021 tarihli ve 17895 yevmiye numaralı işlem ile "7500 m²lik kısmı kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmaktadır." şeklinde şerh konulduğu ve Mustafakemalpaşa 1.Asliye Hukuk Mahekemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2023/358 Esas sayısı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından tapu iptali ve tescili davası açıldığı, 23.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda da "Alçak basık kıyı özelliğinde olan dava konusu taşınmazın Kıyı Kenar Çizgisinin içerisinde kaldığı anlaşılmaktır. " diye belirtildiği görülmüştür.
4. 6100 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereğince hâkim Türk Hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir uyuşmazlıkta maddi vakıaları belirtme ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. Husumet ehliyeti ise mahkemece yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gereken dava şartlarından olup somut uyuşmazlık, mülkiyeti davacıya ait taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğundan davanın açıklanan niteliğine göre; davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi nedeniyle kararın bozulması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13311, K. 2025/10829, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama