KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13343 E., 2025/12107 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3269 Esas, 2024/1269 Karar
- Karar
- Yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/1199 Esas, 2022/231 Karar
Karar Metni
951 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan göl alanı olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı .....yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; Muş ili, ..., ... 452 parsel (yeni 106 ada 4 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın göl alanı olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalılardan ...'ın mülkiyet hakkı bulunmadığından bu davalı yönünden açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı .... yönünden ise davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden, acele el koyma bedelinin mahsup edilmesi suretiyle tespit ve depo edilen fark bedele davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 23.04.2021 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın baraj gölü sahası içerisinde kalması nedeniyle tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporundaki tespitleri kabul etmediklerini, gelirin yüksek, giderin düşük gösterildiğini, verilerin ve münavebe ürünlerinin doğru alınmadığını, bedelin yükseltilmesi için sebzenin eklendiğini, kapitalizasyon faizinin %5 olarak alınması gerektiğini, acele kamulaştırma tarihinin değerlendirme tarihi olarak esas alınması gerektiğini, taşınmaz kuru arazi olup sulama kaynağının yeterli olup olmadığının araştırılmadığını, arta kalan alanda değer azalışı oluşmayacağını, ortalamanın üstüne çıkma sebeplerinin açıklanmadığını, dava kabul edildiğinden lehlerine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; idarenin bedelin düşük çıkması için kötüniyet ile tüm davaları 2020 yılı sonunda açtığını, bu nedenle 2021 yılı verileri dikkate alınarak taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi gerektiğini, kapitalizasyon faizinin daha düşük alınması gerektiğini, taşınmazın merkeze, tren yoluna ve karayoluna uzaklığı ile idare tarafından düzenlenen kıymet takdir tutanağında bile objektif değer artışı verildiği gözetildiğinde hiç verilmemesinin kabul edilemez olduğunu, münavebe ürünlerinin doğru seçilmediğini, bedelin düşürülmesi için ekonomik değeri düşük ürünlerin esas alındığını,
masrafın brüt gelirin 1/3'den fazla olamayacağını, komşu 416 parselin metrekare değerinin 25,20 TL belirlendiğini, Muş arazilerinin ova olup verimli olduğunu, taşınmaz 1. sınıf tarım arazisi olduğu hâlde, 3. sınıf arazi gibi verimin belirlenmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla arazi niteliğindeki taşınmaza net gelirine göre resmi veriler uyarınca değer biçilmesinde, kamulaştırmadan arta kalan kısmın geometrik şekli, yüzölçümü, taşınmazın bütünlüğü ve işlemeli tarıma uygun olup olmadığı değerlendirilerek değer azalışı verilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği;
ancak tespit ve depo edilen fark bedelin işlemiş nemalarıyla birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği, dava konusu 452 parsel ( yeni 106 ada 4 parsel) sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu yeni tapu kayıtlarının oluştuğu ve taşınmazın yüzölçümünün değiştiğinin anlaşıldığı, yeni duruma göre dava konusu taşınmazın çalışma sonrası oluşan koordinatları itibarıyla kamulaştırma projesi kapsamında kalıp kalmadığının, kapsamda kalmış ise ne kadarlık kısmının proje kapsamında kaldığının belirlenmesi için fen bilirkişisinden ek rapor alındığı,
ek rapora göre dava konusu taşınmazın 974,98 m²lik kısmının kamulaştırma sahasında olduğu, yeni duruma göre ve dava konusu taşınmazın konumu ve özellikleri dikkate alındığında %10 oranında objektif değer artışı takdir edilmesi gerekirken takdir edilmemesi doğru olmadığından belirtilen oranda objektif değer artış oranı uygulanarak kamulaştırma bedeli tespit edilip ayrıca davalılardan ...'ın malik olmadığı gözetildiğinde adı geçen yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalılardan ... yönünden davanın
kabulüne, diğer davalı ...'ın dava konusu taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkı bulunmadığından bu davalı yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğunda reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak dava tarihi itibarıyla değer biçilmesi yerindedir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13343, K. 2025/12107, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama