KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13379 E., 2025/6012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/147 Esas, 2023/300 Karar
- Karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
1.188 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı SASKİ Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 39 ada 55 parsel, 14 ada 85 parsel sayılı taşınmazlara yol yapılarak ve su borusu geçirilerek el atılması nedeniyle irtifak ve arz bedeli olan 105.613,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın haksız olduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.05.2014 tarihli ve 2012/160 Esas, 2014/322 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin 28.05.2014 tarihli ve 2012/160 Esas, 2014/322 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır, alınan rapor geçersizdir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazların bilirkişi raporunda yazılı özellikleri ve imar yazısı da dikkate alındığında arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespiti gerekir.
Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
dava konusu taşınmazlardan 85 parselin yol genişletilmesi sonucu el atılan bölümünün 167.36 m², su ve kanalizasyon borularının geçtiği bölümün ise 172,65 m² olduğu yine dava konusu 39 ada 55 parselde ise 705 m²nin imar yolu olduğu su borularının geçtiği bölümünün ise 29.69 m² olduğu anlaşıldığından, yol olan bölümlerin davacılar adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan terkinine, su borusu geçirilen bölümlerde ise davalı idare adına irtifak hakkı tesis ve tesciline karar verilmemesi,
kamulaştırmasız el atma bedeline dava tarihi olan 27.04.2012 tarihinden itibaren faiz yürütülmemesi doğru olmadığı gibi, 04.11.1983 tarihinden sonraki döneme ilişkin el atmalarda nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, davacılar vekilinin temyiz itirazları doğrultusunda hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SASKİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SASKİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu yol açma, su ve kanalizasyon hattı döşeme işlemlerinin davalı ... tarafından gerçekleştirildiği, ilk karara ... tarafından itiraz edilmediği, dava konusu su ve kanal hizmetlerinin idaremizce devralındığı iddiası ile müvekkili idarenin davaya dahil edildiği ancak dava konusu su ve kanalizasyon hatlarının müvekkil idare tarafından devralınmadığı ve hiç kullanılmadığı, aynı alan bakımından mükerrer olarak kamulaştırma ve irtifak bedeli belirlendiği,
kararda hangi krokinin esas alındığının belirtilmediği ve bilirkişi raporlarında her iki alanın çakıştığı, kamulaştırma ve irtifak tesisine dair kararın infaz edilebilir nitelikte olmadığı, kısmen ret kararı verilen dosyada lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini iddia ederek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki davacı ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Hendek Belediye Başkanlığının 16.05.2016 tarihli müzekkere cevabına göre Hendek Belediyesine ait su ve kanalizasyon idaresi 2005 yılında Sakarya Büyükşehir Belediyesi SASKİ Genel Müdürlüğüne devredilmiş olduğundan; SASKİ Genel Müdürlüğünün husumet itiraz yerinde görülmemiştir.
3. Buna karşın temyizen incelenen mahkeme kararında bozmaya uyularak arsa vasfındaki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla uygun ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
4. Şöyle ki; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen ... mahallesi 31 ada 149 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda belirtilen tarihteki satışına ilişkin alıcı, satıcı, satış tarihi, satış bedeli ve yüzölçümünü gösterir şekilde tapu satış senedinin ve bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi olduğuna ilişkin yazının,
arsa m² rayiç değerinin ilgili tapu müdürlüğünden ve belediye başkanlığından getirtilmeden ve bilirkişi raporu denetlenmeden karar verildiğinden alınan rapor inandırıcı olmadığı gibi Sakarya Büyükşehir Belediyesinin 18.05.2016 tarihli müzekkere cevabına göre taşınmazda içme suyu hattının iptal edildiği ve şebekeden deplase edilmek suretiyle kaldırıldığı bildirildiğinden; mahallinde yapılan keşifte su borusunun kaldırılıp kaldırılmadığına ilişkin fiili durumun tespiti yapılmadan karar verilmesi de isabetli değildir.
5. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın;
imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak zeminde su borusunun kaldırılıp kaldırılmadığı da belirlendikten sonra kaldırılmış ise mevcut fiili duruma göre tazminat
bedelinin hesaplandığı rapor alınmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
6. Kabule göre de.
Dairemiz bozma kararı uyarınca dava konusu taşınmazlardan 14 ada 85 parselin yol genişletilmesi sonucu el atılan bölümünün 167.36 m², su ve kanalizasyon borularının geçtiği bölümün ise 172,65 m² olduğu anlaşıldığından, yol olan bölümlerin davacılar adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan terkinine, su borusu geçirilen bölümlerde ise davalı idare adına irtifak hakkı tesis ve tesciline karar verilmesi gerekirken; hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda tapu kaydına göre 14 ada 85 parsel sayılı taşınmaz 2.220 m² olduğu hâlde, 2545 m² üzerinden hesaplama yapılması,
irtifak bedeli hesaplandığı hâlde ayrıca su ve kanalizasyon boru hattı yol bedeli hesaplanarak irtifak bedeli dikkate alınmaksızın toplam tutara göre karar verilmiş olması, kararda dayanak fen bilirkişi raporunun gösterilmemesi nedeniyle hüküm infaza elverişli değildir.
7. Dava değeri dava dilekçesine göre 105.613,00 TL olduğu hâlde, gerekçeli kararda 101.855,00 TL olarak yazılmış olması, davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde reddedilen tutarın kararda gösterilmemesi, reddedilen tutara göre davalılar lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmemesi, Dairemiz bozma kararı uyarınca nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, dava tarihi 27.04.2012 olduğu halde karar başlığında 23.01.2017 gösterilmesi ve faize 18.03.2022 tarihinden itibaren hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı SASKİ Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13379, K. 2025/6012, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama