KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13452 E., 2025/10015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/722 Esas, 2024/315 Karar
- Karar
- Esastan ret
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... köyü 104 ada 16 parsel (eski 7 parsel) sayılı taşınmazın, kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalıların cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterince veri toplamadan, verilerin analizi yapılmadan, bilimsel esaslara uygun olmayacak şekilde hazırlandığını, ayrıca raporların adil ve gerçek bedel ilkesiyle bağdaşmadığını, bilirkişilerce net gelir yöntemine göre arazi değeri hesaplamasında mahkeme içtihatları gerekçe gösterilerek üretim masrafları direk bürüt gelirinin 1/3'ü alındığı ve arazi değerinin olması gerekenin üzerinde hesaplandığını, bu uygulamasının yanlış bir uygulama olduğunu, mevcut raporda taşınmazın kıymetinde %150 objektif değer artışı uygulanarak,
23,25 TL/m² olan arazi değeri 58,12 TL belirlendiğini, bu rakamın kabul edilmesinin mümkün olmayacağını, bilirkişilerce objektif unsur %150 uygulanarak metrekare fiyatları olması gerektiğinden fazla bulunduğunu, ek raporda da söz konusu itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın açılmasına davalı taraf sebebiyet verdiğini, ancak müvekkil idare lehine hükmedilmemesi usul ve kanuna aykırı olduğunu, faiz ve faiz başlangıcı yönünden de kurulan hükmünde hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihli ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda uygulanan kapitalizasyon faiz oranı, objektif değer artış oranının taşınmazın nitelik ve konumuna uygun düştüğü gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4.3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu dava konusu ... ili, ..., ... köyü 7 parsel sayılı 7.900,00 m²lik taşınmazın yenileme sonrası 104 ada 16 parsel 7.537,39 m² olarak tapuya tescil edildiği, kamulaştırılan kısmın da değiştiği gözetildiğinde, yenileme sonrası oluşan durum üzerinden hesap yapılması ve yeni ada/parsel numarası üzerinden karar verilmesi gerektiği hâlde, yenileme öncesi durum üzerinden hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13452, K. 2025/10015, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama