KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13622 E., 2025/9241 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2696 Esas, 2024/2652 Karar
- Karar
- Esastan ret
Karar Metni
1.035 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi 481 ada 1 parsel sayılı taşınmaza imar planında teknik altyapı alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını, taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davalarda davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; süresi içinde açılmayan davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) Geçici 6 ncı maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil istemi olmaksızın tazminat talebini içeren bu davanın açılamayacağını, taşınmazın imar planının ...
Valiliği İl İdare Kurulunca yapıldığı gözetilerek, husumetin ilgili idareye yöneltilerek müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza müvekkilinin fiilen el atmadığını, salt imar planı ve buna dayalı imar uygulaması sonucunda uğranılan zarara ilişkin açılan işbu davanın idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiğini, teknik altyapı alanında kalan taşınmazlardan ...
Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu olduğunu, husumetin ilgili belediyeye yöneltilerek müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz için talep edilen tazminatın yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl ve birleştirilen dava için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; süresi içinde açılmayan davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, 2942 sayılı Kanun’un Geçici 6 ncı maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil istemi olmaksızın tazminat talebini içeren bu davanın açılamayacağını, taşınmazın imar planının ...
Valiliği İl İdare Kurulunca yapıldığı gözetilerek, husumetin ilgili idareye yöneltilerek müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza müvekkilinin fiilen el atmadığını, teknik altyapı alanında kalan taşınmazlardan ...
Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu olduğunu, husumetin ilgili belediyeye yöneltilerek müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, dosyaya sundukları emsal taşınmazların değerlendirme dışı tutulduğunu, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın ... tapulama 538 parselin imar uygulaması sonucunda 2.630 m² alanlı olarak oluştuğu ve 1992 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "Teknik Altyapı Alanı" kullanımında kaldığı, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre üzerinde herhangi bir yapı veya tesisin bulunmadığı boş olduğu, fiili el atmanın söz konusu olmadığı anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece taşınmaza müdahale edildiği,
kamulaştırmasız el koyma olgusunun doğal sonucu idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkını engellediği, bu durumda mal sahibinin idareden değer karşılığını vermesini isteyebileceği, bir başka deyişle taşınmaza fiilen el atılmamış ise de, makul süre içinde herhangi bir işlem tesis edilmediğinden kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği sabit olup, taşınmazın aynına ilişkin bu davada adli yargının görevli olduğu, bu nedenle arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak,
dava konusu taşınmaz ile emsallerin vergiye esas değerleri de kıyaslanıp irdelenmek suretiyle, aynı yerde kalan ve Dairenin denetiminden geçen bedel de değerlendirilmek suretiyle bedelinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacı taraf paylarının idare adına tesciline, 26.11.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yayım tarihinde yürürlüğe giren 16.11.2022 tarihli ve 7421 nolu Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesinin son fıkrası uyarınca,
"Bu kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir..." hükmü dikkate alınarak maktu ilam harcı alınmasına, Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararı uyarınca 04.11.1983 tarihinden sonraki döneme ilişkin el atmalarda nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilerek hüküm altına alınan bedel üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesine,
asıl ve birleştirilen davanın aynı hukuki nedenden kaynaklandığı ve tek olduğu dikkate alındığında tek vekalet ücreti takdirine dair kararda, dosyaya kazandırılan emsallere ait resmi akit tabloları ve vergiye esas değerleri de dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki ... ili, ..., ... Mahallesi 481 ada 1 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13622, K. 2025/9241, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama