KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13642 E., 2025/11478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1340 Esas, 2024/2646 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/214 Esas, 2024/104 Karar
Karar Metni
994 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 378.290,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacılar ... ve ... yönünden, hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle davacılar ... ve ... yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, ... ve ... haricindeki davacılar yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın imar planında kentsel rekreasyon alanı olarak ayrıldığından tazminat alacağının davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili asıl ve birleştirilen davalarda cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, husumetin kendilerine düşmediğini, uzlaşma yoluna gidilmeden davanın açıldığını, süre yönünden itirazlarının bulunduğunu, elatmanın sözkonusu olmadığını, ticari rekreasyon alanının maliklerin tasarrufuna bırakıldığını, rayiç değerden daha yüksek bedele hükmedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın, .... Belediye Meclisinin 04.03.2003 tarih ve 31 sayılı kararı ve .... Belediye Başkanlığının 26.09.2003 tarih ve 1698 sayılı yazısı ile onaylı ... Ankara Çevre Otoyolu İçi Ill.
Bölge 9.Etap Uygulama İmar Planına uygun olarak hazırlanan ... nolu parselasyon planıyla oluşturulduğu, onaylı imar planına göre parselin imar kullanımının Kentsel Rekreasyon Alanı olarak belirlendiği, daha sonra Ankara ....
Belediye Meclisinin 10.12.2014 tarih ve 2241 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli ... planı değişikliği ile 60912 ada 2 sayılı parselin "Kentsel Rekreasyon Alanı" kullanımından "Ticari Rekreasyon Alanına" dönüştürüldüğü, ancak onaylı ... planı değişikliği doğrultusunda 1/1000 ölçekli uygulama imar planının bulunmadığı, parsel üzerinde imar planında belirtilen kullanım amacına yönelik herhangi bir yapı ve müştemilatın bulunmadığı,
zemin durumu itibarıyla parselin içerisinde bazı bölgelerde düzeltme ve kazı işlemleri yapılarak bir yol güzergahının açılmış olduğu anlaşılmış olup, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği;
bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerekmekte olup kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini,
eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği gibi ayrıca 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesinin 1 inci fıkrasına eklenen cümle de dikkate alındığında açılacak bedel davasında adli yargı görevli olup, bu yönüyle kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği, taşınmazın arsa niteliğinde kabulü ile emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle, dava konusu taşınmaz ile emsalin vergiye esas değerleri de kıyaslanıp değeri tespit edilerek davalı idareden tahsiline,
taşınmazdaki davacılar payının iptali ile davalı idare adına tesciline dair verilen kararda, taşınmaz ile aynı bölgede bulunan ve yargı denetiminden geçerek kesinleşen bedellerle uyumlu olduğu ve ıslah gibi davanın tam kabulüne karar verildiği de dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi, bedelin sorumlu davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ... ve ...’a İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin ... ve ... Haricindeki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13642, K. 2025/11478, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama