KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13669 E., 2025/7050 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/972 Esas, 2023/517 Karar
- Dava tarihi
- 06.11.2019
- Karar
- Yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/36 Esas, 2022/33 Karar
Karar Metni
1.302 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiş ise de davacılar vekili tarafından verilen davadan feragat dilekçesi nedeniyle temyiz incelemesi aşamasında ortaya çıkan feragat hususunda Mahkemece ek karar verilmesi gerekiğinden Dairemizce dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 11.11.2024 tarihli ek karar ile davanın davacılar ..., ... ve ... yönünden feragat nedeniyle reddine, davacı ... yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Ankara ili, ..., ... Mahallesinde kain 63804 ada 15 parsel sayılı 31.576,36 m² yüzölçümündeki arsada hissedar olduklarını, dava konusu taşınmazın davalı idare tarafından "Kentsel Rekreasyon Alanı" olarak belirlendiğini ve taşınmaza fiilen kamulaştırmasız el atıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminat alacağının faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda belediyelerince yapılan inceleme neticesinde herhangi bir kamulaştırma işlemine rastlanılmadığı beyan edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bedeline hükmedilen davacılar payının tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; imar planında rekreasyon alanında iken ticari rekreasyon alanına dönüştürülmesine ilişkin 1/5000 ölçekli revizyon imar planının iptal edildiğini, taşınmazın plansız alanda kaldığını, fiilen el atmanın olmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açık olup,
26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek l1 inci maddesinin 1 inci fıkrasına eklenen cümlede dikkate alındığında açılacak bedel davasının adli yargının görevi dahilinde olduğu anlaşıldığından,
işin esasına girilerek dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde kabulü ile taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak birbirlerine üstünlük oranları kıyaslanmak suretiyle, yakın parsellere verilen ve Yargıtay incelemesinden geçen dava dosyalarında belirlenen bedellerle uyumlu biçimde zeminine değer biçilerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; davacılardan ..., ... ve ... yönünden davadan feragat ettiklerine dair vekilleri tarafından verilen dilekçeleri dikkate alınarak bu davacılar yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığı gibi, davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı dilekçede taşınmazın ifraz gördüğü ve aynı ada 15, 16 ve 17 parsellere tescil edildiği ve davanın bu parseller üzerinden değerlendirilmesi gerektiğinin bildirildiği bunun üzerine Dairelerince ifraz tapularının birer suretleri dosya içerisine alınmış, kanal kamulaştırması yapılan taşınmaz bölümlerinin ifraz ile 63804 ada 16 ve 17 parsel numarasını aldığı,
ifrazla oluşan 15 parselin imar planında Kentsel Rekreasyon alanında kalıp yüzölçümünün 31.302,92 m²ye düştüğü, kök 8 parsel üzerinden gelen ve 15 parsel sayılı taşınmaz üzerinde şerh verilen ... lehine 625.97 m² lik irtifak hakkı olduğu,
bu irtifak haklarının taşınmazda meydana getirmesi kaçınılmaz değer kaybının bilirkişi kurulunca dikkate alınmadığı ve bu yönüyle fazla bedele hükmedildiği anlaşılmış olup bu husus doğru görülmemiş ise de, taşınmazın paydaşları tarafından açılan dava dosyasında (Dairelerinin 2022/99 Esas,
2022/1222 Karar sayılı dosyası) bu hususta alınan ek rapor dikkate alındığında resen hesaplama yapılmasının uzmanlık gerektirmediği ve yargılamanın daha fazla uzamaması için (bir sureti dosya içerisine alınan paydaş dosyası ek raporu da dikkate alınarak) irtifak hakkından dolayı taşınmazda meydana gelen değer düşüklüğü oranı 0,0033 kabul edilmek suretiyle taşınmazın metrekare birim bedeli (1.600,00 TL/m² birim bedel üzerinden) 1.594,72 TL/m² üzerinden hesaplanan davacı ... payına göre tazminat bedelinin 632.370,26 TL olduğu tespit edilmiş olup bu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gibi,
26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4’ün son fıkrası gözetilerek, davalı idare vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak,
davacılar vekilinin davadan feragat ettiklerine dair dilekçeleri gereğince davacılar ..., ... ve ... yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, feragattan ret nedeniyle davalı idare lehine ek karar tarihleri itibarıyla geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi vekâlet ücreti takdirine, davacı ... payı yönünden davanın kısmen kabulüne, bu hususun hükümden sonra yapılan ifraz sonucu tapu alanının değişmesi ve taşınmaz üzerindeki eski irtifaktan kaynaklandığı ve buna bağlı olarak yeniden hesaplama sonucu davanın kısmen kabulüne karar verildiği,
18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasının “kamulaştırmasız el atma sebebine dayalı tazminat davaları” yönünden iptaline dair kararı da dikkate alınarak yargılama giderlerinin tamamından davalı idare sorumlu tutularak, davalı lehine yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine hükmolunmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi 63804 ada 8 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan 15 parsel sayılı taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve taşınmazın tapu kaydı üzerinde bulunan irtifak şerhinin taşınmazın değerine olan olumsuz etkisi de dikkate alınmak ve taşınmazın ifraz sonrası oluşan son durumu gözetilmek suretiyle belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazın tamamının 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planına göre kentsel rekreasyon alanı olarak ayrıldığı anlaşıldığından, 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 1'in ve 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle eklenen son cümle gereği adli yargı görevli olup taşınmazın bedeline hükmedilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13669, K. 2025/7050, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama