KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13868 E., 2025/10640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/57 Esas, 2024/552 Karar
- Karar
- Kabul
Karar Metni
907 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Sinop ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi 35 ada 50 parsel sayılı taşınmazın tapusunun Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından açılan dava sonucunda iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, mahkeme kararının 27.01.2015 tarihinde kesinleştiğini, uğramış olduğu zararın iptal kararının kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli ve 2021/119 Esas, 2022/267 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2023 tarihli ve 2023/183 Esas, 2023/896 Karar sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2023 tarihli ve 2023/183 Esas, 2023/896 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/125 Esas, 2014/130 Karar sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline ilişkin kararın 27.01.2015 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 03.03.2021 tarihinde açıldığı gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken dava tarihine göre değerlendirme yapılması gerekirken, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline ilişkin kararın kesinleşme tarihi esas alınarak değer belirleyen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, belirlenen bedele dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 16.795,13 m²lik kısmının tapu kaydının iptaline karar verildiği halde bilirkişi raporunda yenileme çalışmaları sonrasında 18.862,50 m² üzerinden değer hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, davacı 06.06.2022 tarihinde ilk ıslahını yaptığını, 26.09.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile de ikinci kez ıslah yapılıp bedel 4.478.664,87 TL’ye çıkartılmış ve harç yatırıldığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 176 ncı maddesinin ikinci fıkrası doğrultusunda aynı davada, ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabileceğini,
bu nedenle davacı tarafından yapılan son ıslahın kabul edilemeyeceğinden reddi gerektiğini, taşınmazın metrekare birim değerinin yüksek belirlendiğini, arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu arsa niteliğindeki taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi birinci fıkrası uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, davacıların alacak talebini 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi birinci fıkrası hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda artırması mümkündür. Bu nedenle davacılar vekilinin bozma kararı öncesi verdiği talep artırım dilekçesinin bir ıslah olmadığı, bozma kararı doğrultusunda yapılan tahkikat sonucu verilen bilirkişi kurulu raporuna göre verdiği bedel artırım dilekçesinin dosyadaki ilk ve tek ıslah dilekçesi olduğu gözetildiğinde davalı Hazine vekilinin bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
5. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen ve toplam ıslah edilen bedel olan 4.478.664,84 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasında ıslah edilen miktarın ıslah tarihinden itibaren faizi ile davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Hazine vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin;
a) ikinci paragrafında yer alan “ 471.562,50-TL sinin dava tarihi olan 03/03/2021 tarihinden bakiyesinin ise ıslah tarihi olan 26/09/2024” ibaresinin hükümden çıkartılması yerine ''dava tarihi olan 03.03.2021 tarihinden'' ibaresi,
b) üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci, sekizinci ve dokuzuncu paragraflarında yer alan “ 176.835,50 TL sinin dava tarihi olan 03.03.2021 tarihinden bakiyesinin ise ıslah tarihi olan 26/09/2024” ibarelerinin hükümden çıkartılması yerlerine ''dava tarihi olan 03.03.2021 tarihinden'' ibaresi yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13868, K. 2025/10640, 7 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama