KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13905 E., 2025/10386 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3347 Esas, 2024/1558 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Geyve 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/495 Esas, 2022/34 Karar
Karar Metni
1.389 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve davalı ... kayyımı vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, Geyve ilçesi, ... Mahallesi 116 ada 55 parsel (ifrazla 116 ada 96 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... kayyımı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, objektif değer artışının yüksek oranda uygulandığını ileri sürmüştür.
2. Davalı ... kayyımı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, kamulaştırmadan arta kalan kısım için uygulanan değer azalışı oranının yetersiz olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar durumuna ilişkin cevabi yazıda; taşınmazın kadastral parsel olduğu, etrafının meskun ve belediye hizmetlerinden faydalandığı bildirilmekle arsa vasfında kabul edilmesinde isabetsizlik görülmediği, bu doğrultuda yapılan incelemede dava konusu taşınmazın 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında kısmen rekreasyon alanında kısmen yerleşim alanında kaldığı, belediye hizmetlerinden yararlandığı, etrafının meskun olduğu, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü parsel sorgulama sisteminden yapılan gözlemde de etrafında yapılaşmalar olduğu,
dava konusu taşınmaza yakın mesafede bulunan 114 ada 9 parsel sayılı taşınmaza ilişkin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/8314 Esas, 2022/16742 Karar sayılı kararı ile arsa değerlendirmesinin doğru bulunduğu anlaşılmış olup, arsa niteliğinde olması nedeniyle emsal karşılaştırma yöntemi ile değer belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
bu nedenlerle bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek ve 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı,
hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, dava konusu taşınmazın kadastral parsel olması ve emsal taşınmazın ise yola terkli imar parseli olması nedeniyle düzenleme ortaklık payı yönünden denkleştirme yapılmasının yerinde olduğu, dolayısıyla yapılan mukayese sonucunda 17.08.2022 tarihi itibarıyla belirlenen metrekare birim fiyatının taşınmazın özelliklerine uygun olduğu (emsal olarak Dairenin 2022/2004 Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmaza yakın mesafede bulunan ...
Mahallesi 116 ada 46 parsel sayılı taşınmazın arsa vasfında olduğu değerlendirilerek 17.08.2017 tarihi itibarıyla belirlenen 86,77 TL/m² bedelin uygun bulunduğu, aynı bölgede ...
Mahallesi 115 ada 13 parsel sayılı taşınmazın arazi vasfında olduğu değerlendirilerek 2017 yılı itibarıyla metrekare birim fiyatının 67,47 TL/m² olarak belirlendiği ve bu rakamın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2021/2633 Esas, 2021/10175 Karar sayılı dosyası ile onandığı dikkate alındığında), Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sisteminden Dairece yapılan incelemede taşınmazların konumu ve özellikleri, somut emsale nazaran mesafesi ve özellikleri karşılaştırıldığında istinafa konu itirazların yerinde olmadığı, taşınmazda bulunan ağaç bedellerinin usulüne uygun hesaplandığı,
taşınmazın arta kalan kısmı yönünden değer azalışı hesaplamasının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı idare ve davalı ... kayyımı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca Anayasa Mahkemesinin kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesinin yasal dayanağının kalmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Sakarya ili, Geyve ilçesi, ... Mahallesi 116 ada 55 parsel (ifrazla 116 ada 96 parsel) sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerinde bulunan ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumlarına göre değer biçilmesi yerindedir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır.
Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan. "İptal kararları geriye yürümez" hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun. "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…" gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile.
"Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır" genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararı nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. İlk karardan acele kamulaştırma dosyasında depo edilen bedelin mahsubu ile bakiye bedelin ilk kararla ödenmesine hükmedilen 8.462,15 TL’lik kısmına ilk karar tarihine kadar, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında ikinci kararla ödenmesine hükmedilen 40.240,37 TL’ye ise son karar tarihine kadar yasal faize hükmedilmesi gerekirken, 48.702,52 TL bedelin tümü için son karar tarihine kadar yasal faize hükmedilmesi doğru değildir.
6. Dava aynı hukuki sebepten kaynaklandığından kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine tek vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken farklı vekille temsil edildikleri gerekçesiyle hükmün tavzihi kararıyla davalılara ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "48.702,52 TL" ibaresinin hükümden çıkartılması,
yerine "ilk karardan acele kamulaştırma dosyasında depo edilen bedelin mahsubu ile bakiye bedelin ilk kararla ödenmesine hükmedilen 8.462,15 TL’lik kısmına dava tarihinden dört ay sonrası olan 17.12.2017 tarihinden ilk karar tarihi olan 20.01.2022 tarihine kadar, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında ikinci kararla ödenmesine hükmedilen 40.240,37 TL" ibaresinin yazılması suretiyle, hüküm fıkrasına 22.03.2022 tarihli tavzih kararı ile eklenen bendin hükümden tümüyle çıkartılması, hüküm fıkrasının (10) numaralı bendinde yer alan "Davalılardan Müzeyyen Dardahan kendisini" ibaresinin hükümden çıkartılması,
yerine "Davalılar kendilerini" ibaresinin yazılması, aynı bentte yer alan "davalıya" kelimesinin hükümden çıkartılması, yerine "davalılara" kelimesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13905, K. 2025/10386, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama