KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13999 E., 2025/10963 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/437 Esas, 2022/117 Karar
- Karar
- Direnme
Karar Metni
1.708 kelime·9 dk okuma·15 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmuş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca direnme kararının gerçek bir direnme kararı olmadığından temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiştir.
Temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Giresun ili, ..., ... Mahallesi 1711 ada 2 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Giresun ili, ..., ... Mahallesi 1711 ada 1 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma tebligatlarının yapıldığını ve bedelinin bankaya yatırıldığını davanın kamulaştırmasız el atma davası olmadığını, bedel artırım davası niteliğinde olduğunu, davacının kamulaştırma işleminin tebliğinden itibaren 30 günlük hak düşürücü süre içinde dava açmadıklarından davanın reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmazların geldisi olan kök 307 parsele ilişkin Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/389 Esas, 1988/421 Karar sayılı dosyasında müvekkili idare lehine irtifak hakkının tesciline karar verildiğini, bu kararın eldeki dava için kesin hüküm niteliğinde olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2019 tarihli ve 2019/448 Esas, 2019/594 Karar sayılı kararı ile asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2020/236 Esas, 2020/796 Karar sayılı kararıyla; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2020/236 Esas, 2020/796 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu Giresun ili, ..., ... Mahallesi 1711 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların geldisi olan kök 307 parsel sayılı taşınmaz hakkında, üzerinden geçen 154 kV ... enerji nakil hattı sebebiyle irtifak kamulaştırmasının yapıldığı; ...
Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 17 nci maddesi uyarınca irtifak hakkının idare adına tescili istemi ile açılan Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/389 Esas, 1988/421 Karar sayılı dava dosyasında kök 307 parsel sayılı taşınmazın 720 m²lik kısmında ...
Genel Müdürlüğü lehine irtifak hakkı tesisi ile bu hakkın tapuya tesciline karar verildiği, bunun üzerine irtifak hakkı şerhinin 22.06.1989 tarihinde kök parsele ait tapuya işlendiği, sonrasında taşınmazın imar uygulaması ile ifraz edildiği ve dava konusu 1711 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların oluştuğunun anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince davacı ...’ın birleştirilen davaya konu 1711 ada 1 parsel sayılı taşınmazı 03.05.2018 tarihinde satış yolu ile edindiği, birleştirilen davanın 04.05.2018 tarihinde açıldığı ve usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi bulunmadığından davanın kabulüne karar verildiği;
asıl dava konusu 1711 ada 2 parsel sayılı taşınmazı ise 28.12.2016 tarihinde satış yolu ile edindiği, asıl davanın 02.05.2018 tarihinde açıldığı, davacının taşınmazı tapu kaydındaki şerhi görerek satın aldığı halde satın aldığı tarihten itibaren 2942 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi gereğince 30 gün içerisinde kamulaştırma bedeline karşı bedel artırım davası açmadığından, kamulaştırma işleminin ve bedelinin kesinleştiği gerekçesiyle hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle asıl davanın reddine karar verildiğinin görüldüğü, yapılan incelemede;
dava konusu taşınmazların geldisi olan kök 307 parsel sayılı taşınmazda usulüne uygun olarak yapılan kamulaştırma işlemi sonucunda irtifak hakkının tesciline hükmedildiği kesinleşmiş mahkeme kararından anlaşıldığından, 1711 ada 2 parsel sayılı taşınmaz için bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi ve birleştirilen dava konusu 1711 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararı ile bozma sonrası yapılan yargılamada davacı vekili tarafından dava konusu taşınmazların kök tapu parseli olan 307 parsel sayılı taşınmaza yönelik 2018/80 Esas, 2018/266 Karar sayılı kararının dosyaya sunulduğu, bahsi geçen mahkeme dosyasının UYAP sistemi üzerinden dosya arasına alındığı, yapılan incelemede dava konusu taşınmazlar ile dosya arasına alınan ve Özel Dairenin incelenmesinden geçerek kesinleşen dosyaya konu parsellerin kök tapu 307 parsel sayılı taşınmazdan geldiği,
bu parsellere yönelik Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/389 Esas, 1988/421 Karar sayılı kamulaştırma dosyasında yapılan işlemlerin usulsüz ve geçersiz olduğu, bu durumun Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin kararı ile belirlendiği ve kararın kesinleştiği, akabinde Kadastro Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 1711 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların 1711 ada 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 parsel sayılı taşınmazlar ile aynı kök tapu kaydından gelip gelmediği hususu sorulduğu, yapılan tespitler üzerine dava konusu taşınmazlarda yapıldığı iddia edilen kamulaştırma işleminin usulsüz olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
C. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı Dairemizin 04.11.2021 tarihli ve 2020/4154 Esas, 2021/12629 Karar sayılı bozma kararının incelenmesinde, dava konusu taşınmazların geldisi olan kök 307 parsel sayılı taşınmazda davacının satın aldığı hisse bakımından kamulaştırma tarihindeki malikler yönünden usulüne uygun olarak yapılan kamulaştırma işlemi sonucunda irtifak hakkının tesciline hükmedildiği kesinleşmiş mahkeme kararından anlaşılmış olup, bozma kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.11.2024 tarihli ve 2024/5-105 Esas, 2024/583 Karar sayılı kararı ile mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozma konusu ile ilgili yeni bir inceleme ve gerekçeye dayalı oluşturulan yeni hüküm niteliğinde olduğu ve kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye ait olduğundan yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 1711 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden verilen direnme kararının yerinde olduğunu, 1711 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kök 307 parsel sayılı taşınmaza ilişkin Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/389 Esas, 1988/421 Karar sayılı dosyasında usulüne uygun bir kamulaştırma işleminin gerçekleştirilmediğini, bu kök parsel için Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/416 Esas sayılı dosyasına açılan davanın temyiz incelemesinde Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2018/11913 Esas,
2019/18329 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma işleminin usulsüz ve geçersiz olduğunun belirlendiğini, bu kararla birlikte kesin hüküm oluştuğunu, dosya arasına alınan evraklar incelendiğinde parsel maliklerine karşı yapılmış bir kamulaştırma tebligatının bulunmadığını, aynı kök tapu kaydından gelen 1711 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlardan biri yönünden davanın reddine, diğeri yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Asıl ve birleştirilen davada davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili idare lehine irtifak hakkının tesciline ilişkin Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/389 Esas, 1988/421 Karar sayılı dosyasındaki mevcut noter tebligatlarının usulüne uygun olduğunu, 30 günlük hak düşürücü süre içinde bedel artırım davası açılmadığından işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kamulaştırma bedellerinin hak sahipleri adına ... Bankası Giresun Şubesine yatırıldığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, irtifak değer düşüklüğü oranının yüksek uygulandığını, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; dava konusu Giresun ili, ..., ... Mahallesi 1711 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların geldisi olan kök 307 parsel sayılı taşınmaz hakkında, üzerinden geçen 154 kV ... enerji nakil hattı sebebiyle irtifak kamulaştırmasının yapıldığı; ...
Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi uyarınca irtifak hakkının idare adına tescili istemi ile açılan Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/389 Esas, 1988/421 Karar sayılı dava dosyasında kök 307 parsel sayılı taşınmazın 720 m²lik kısmında ...
Genel Müdürlüğü lehine irtifak hakkı tesisi ile bu hakkın tapuya tesciline karar verildiği, bunun üzerine irtifak hakkı şerhinin 22.06.1989 tarihinde kök parsele ait tapuya işlendiği, sonrasında taşınmazın imar uygulaması ile ifraz edildiği ve dava konusu 1711 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu anlaşılmaktadır.
3. İlk Derece Mahkemesince, davacı ...’ın birleştirilen davaya konu 1711 ada 1 parsel sayılı taşınmazı 03.05.2018 tarihinde satış yolu ile edindiği, birleştirilen davanın 04.05.2018 tarihinde açıldığı ve usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi bulunmadığından davanın kabulüne karar verildiği; asıl dava konusu 1711 ada 2 parsel sayılı taşınmazı ise 28.12.2016 tarihinde satış yolu ile edindiği, asıl davanın 02.05.2018 tarihinde açıldığı,
davacının taşınmazı tapu kaydındaki şerhi görerek satın aldığı halde satın aldığı tarihten itibaren 2942 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi gereğince 30 gün içerisinde kamulaştırma bedeline karşı bedel artırım davası açmadığından, kamulaştırma işleminin ve bedelinin kesinleştiği gerekçesiyle hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle asıl davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
4. Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazların geldisi olan kök 307 parsel sayılı taşınmazda usulüne uygun olarak yapılan kamulaştırma işlemi sonucunda irtifak hakkının tesciline hükmedildiği kesinleşmiş mahkeme kararından anlaşıldığından, 1711 ada 2 parsel için bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi ve birleştirilen dava konusu 1711 ada 1 parsel yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13999, K. 2025/10963, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama