KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/14012 E., 2025/10757 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1518 Esas, 2024/2220 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/773 Esas, 2022/389 Karar
Karar Metni
978 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı oluşması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... ve feri müdahil ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve feri müdahil ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin tapudan satın alma yoluyla malik oldukları İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 156 ada 66 parsel sayılı taşınmazda daha sonradan sicile yansıtılan irtifak hakkının terkini için ödemek zorunda kaldıkları irtifak bedeli kadar zarar uğradıklarını belirterek eşit hisseler ile malik oldukları her bir davacı için 421.294,13 TL olmak üzere toplam 1.685.294,76 TL'nin ödeme tarihi olan 06.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Hazinesinden tahsiline karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve feri müdahil ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; irtifak hakkının tesis edildiği 1974 yılı itibarıyla davanın zamanaşımına uğradığını, şuyulandırma cetvellerinde irtifak haklarının mevcut olduğunu, kök parselin ifraz ve tevhit işlemleri ile şuyulandırma işlemlerinin ... Belediyesi tarafından yapılması nedeniyle devletin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının usulen mümkün olmadığını, davacıların taşınmazı iktisap ederken gerekli araştırma ve inceleme yapmadıklarını, bu nedenle kusurlu olduklarını, bu şekilde illiyet bağının kesildiğini, kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyi niyet iddiasında bulunamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Feri müdahil ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren 47 yıl geçtiğini, davacıların taşınmazı iktisap ederken gerekli araştırma ve inceleme yapmadıklarını, bu nedenle ağır kusurlu olduklarını, bu şekilde illiyet bağının kesildiğini, davacıların zararını Hazineden değil, ancak taşınmazı satın aldıkları kişilerden talep etmeleri gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların satın alma yoluyla malik oldukları 156 ada 66 parsel sayılı taşınmazın, kök tapu kaydı olan 21 parselden geldiği, bu taşınmazın, 24.04.1973 tarihinde yapılan kamulaştırma işlemi neticesinde 5397 ve 5396 parsellere ifraz edilip 5396 parselde tapu maliklerinin muvafakatı ile ... lehine irtifak hakkı tesis edildiği, 5396 parsel sayılı taşınmazın bilahare 1988 yılında imar uygulamasına tabii tutularak 156 ada 1, 2, 3 parsellere ayrıldığı, ancak irtifak hakkının bu parsellere taşınmadığı,
hal böyleyken 156 ada 1 parsel ve 156 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tevhid işlemi neticesi 156 ada 49 parsel sayılı taşınmaz numarasını aldığı, bu taşınmazın, davacılar tarafından, 18.10.2019 tarihinde, sicilde gözüken bir irtifak hakkı olmaksızın satın alındığı, 156 ada 3 parselin ise 61 ve 62 parsellere ifraz gördüğü, 61 parselin de davacılar tarafından 17.03.2020 tarihinde takyidatsız bir şekilde tapudan satın alındığı (satın alınan her iki parsel tevhiden dava konusu 66 parsel olmuştur) ve satın alma tarihinden sonra irtifak hakkının sicile yansıtılmadığı hususunun anlaşıldığı, sonrasında ise dosya arasında bulunan ...
Genel Müdürlüğüne yazılan 27.09.2021 tarihli yazı cevabına göre irtifak hakkının terkini hususunda 1/4 oranında hisse maliki olan her bir davacı tarafından 421.294,13 TL olmak üzere taşınmazın tamamına ilişkin 1.685,294,50 TL irtifak hakkının terkin bedeli ödendiği anlaşılmış olup, eldeki davanın satın alma tarihinden 10 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde açıldığı,
satın alma tarihinde mevcut olan ancak sicilde gözükmeyen irtifak hakkının terkini için sonradan ödedikleri bedel kadar zarara uğradıkları, bu zararın, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tanzim edilmesi gerektiği, davacıların irtifak hakkının terkini için ödedikleri bedel kadar mal varlığında meydana gelen azalmanın, mahkemece hüküm altına alınan miktar kadar olduğu,
müteselsil sorumluluk hükümleri çerçevesinde zarar görenin müteselsil sorumlulardan dilediği kişiye başvurabileceği, dolayısıyla davacıların doğrudan doğruya Hazinenin kusursuz sorumluğuna dayalı olarak dava açılabileceği gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince uğranılan zararın davalı Hazinden tahsiline ilişkin kararının yerinde olduğu belirtilerek davalı ... ve feri müdahil ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve feri müdahil ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Feri müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Dosya kapsamına göre; kök tapu kaydı olan 21 parselden sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve tapuda tescilli olan irtifak hakkının imar uygulaması sırasında dava konusu taşınmaza aktarılmadığı, davacı tarafın taşınmazları şerhsiz olarak tapu siciline güvenerek satın aldığı anlaşılmakta olup ,uğranılan zarar nedeniyle davanın kabulüne ilişkin karar yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Davalı ... ve feri müdahil ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, feri müdahil ...'dan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/14012, K. 2025/10757, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama