KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/14076 E., 2025/10965 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1972 Esas, 2024/1409 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Erdemli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/231 Esas, 2022/87 Karar
Karar Metni
780 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan muhdesat bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın davacı idareye aidiyeti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ..., ... 101 ada 5017 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın müvekkili idareye aidiyetini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin 2/B ödemelerinin yapılarak Milli Emlak Müdürlüğüne tapu başvurusu yapıldığını, taşınmazın muhtesat olarak değerlendirilmesi hatalı olup tamamının kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerektiğini, sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmazda kapitalizasyon faizinin %2 oranında alınmasını, taşınmazın nitelikleri gözetilerek objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve muhdesat bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalılara ödenmesine, kamulaştırılan muhdesatın davacı idareye aidiyetine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada esas alınan ürünlerin verim ve fiyat verilerinin yüksek, maliyetlerinin düşük alındığını, bilirkişi raporunda seçilen münavebe ürünlerinin yörede yapılan tarıma uygun olmadığını, münavebeye kabak ve buğday ürünlerinin alınması gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen kapitalizasyon faiz oranının düşük olup yöre gerçeklerini yansıtmadığını,
taşınmazın değeri hesaplanırken kapama karışık meyve bahçesi olarak değerlendirmeye alındığı ancak bu değerlendirme yapılırken kapama mevye bahçesinin olması gereken niteliklerinin göz önünde bulundurulmadığını, kamulaştırma bedeline uygulanan faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiği, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan keşfin usule uygun olmadığını, davanın 2021 yılının son günü açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, dava konusu taşınmaza ilişkin 2/B ödemelerinin yapılarak Milli Emlak Müdürlüğüne tapu başvurusu yapıldığını, taşınmazın muhtesat olarak değerlendirilmesi hatalı olup tamamının kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerektiğini, muhdesat bedelinin düşük hesaplandığını, kapitalizasyon faizinin %3, objektif değer artışının en az %20 oranında alınması gerektiğini, sulama sisteminin hesaba dahil edilmediği,
arta kalan kısımda oluşan değer azalışının düşük hesaplandığını, münavebe ürünlerinin hatalı belirlendiğini, buğday ürünü yerine domates, fasulye, sera hıyar, karnabahar, patlıcan, marul ve kabak gibi ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini, depo edilen kamulaştırma bedelinin nemalandırılmadığını, ağaç bedellerinin düşük hesaplandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde kıymet takdir raporu ile bilirkişiden alınan usul ve esasa uygun hüküm vermeye elverişli rapor kapsamında dava konusu ağaç niteliğindeki muhtesatların değerlerinin dava tarihi esas alınarak kaim değer yöntemi ile tespit edilerek, tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün, yapılan yargılamanın Yargıtay içtihatlarına, usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı muhdesat malikleri arasında muhdesat bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/14076, K. 2025/10965, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama