KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/3298 E., 2024/9384 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/2 Esas, 2022/296 Karar
Karar Metni
628 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; Malatya ili, Hekimhan ilçesi, Hasançelebi Mahallesi Üyükdere mevki 148 parsel (yeni 107 ada 1405 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.07.2013 tarihli ve 2011/172 Esas, 2013/322 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 12.07.2013 tarihli ve 2011/172 Esas, 2013/322 Karar sayılı kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için verilen 15 günlük süre içerisinde tespit edilen bedel bloke edilemez ise ikinci kez 15 günlük süre verilmesi gerekirken, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine aykırı şekilde bir kez verilen sürede bloke yapılmadığından davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın bulunduğu bölge itibarıyla eğim ve engebenin çok olmasının, tarımsal faaliyetin sadece bedensel çalışma ile mümkün olmasının, sulanma imkanın istisnai olmasının, bölgenin ürün veriminin iklimsel ve toprak yapısı itibarıyla düşük olmasının ve Malatya şehir pazarlarına uzak olmasının, bölgede nüfusun seyrek olmasının taşınmazın kapitalizasyon faiz oranının sulu arazide %4 ve susuz arazide %5 oranında değerlendirilmesine engel olduğunu, yerel mahkemece tespit edilen değerin hayli yüksek ve günün rayiç değerlerine aykırı olduğunu,
2942 sayılı Kanun'un 11inci ve devamındaki maddelerinde belirtilen hükümlere aykırı olarak taşınmaza bedel biçildiğini, kendisini vekille temsil ettiren davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yerel mahkeme yasal mevzuata ve Yargıtay ictihatlarına aykırı olarak davacı Hazine lehine vekâlet ücretine hükmetmediğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun)26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3298, K. 2024/9384, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama