KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/3352 E., 2024/10330 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3616 Esas, 2023/1549 Karar
- Dava tarihi
- 03.12.2014
- Karar
- Yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/582 Esas, 2022/141 Karar
Karar Metni
1.089 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca taşınmazların davacı idare adına tesciline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve davalı ... ile davalılar ... vd. vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı ... ile davalılar ... vd. vekillerinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın ..., ..., ..., ... ve .... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalılar ... vd. vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalılar ... vd. vekilince İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığı gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesince yeniden kurulan hükümde davalılar ... vd. vekili aleyhine düzeltilen hususlarla sınırlı olarak temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle. Antalya ili, ..., şehir planının 25 paftasında trafo binası yeri olarak kuruma tahsis edilen Barbaros Mahallesi 129 ada 17 parselde kayıtlı 119,6 m²lik taşınmazın kamulaştırılmasının ... Yönetim Kurulunun 17.10.1994 tarih ve 16-232 sayılı kamu yararına istinaden 2942 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi son fıkrasınca ...
Genel Müdürlüğü adına yapıldığını ve kesinleştiğini, 2942 sayılı Kanun'un 10 ve 11 inci maddeleri gereğince Antalya Kıymet Takdir Komisyonunca tespit edilen bedellerinin taşınmaz hissedarları namına Ziraat Bankası Antalya Şubesine yatırılmış olduğunu, aynı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca kamulaştırmaya ilişkin evraklarla beraber kamulaştırma kararının tüm hissedarlara tebliğ edildiğini, ancak bugüne kadar mahkemece tescili sağlanmamış olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı Neşet Ülgen ile davalılar ... vd. vekilleri vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, tebligat yapılamayan davalı ... için ilanen tebligat yapıldığını, gazete ilanında kanunda ön görülen şartların davalı ... yönünden yerine getirildiğinin açık olduğunu, bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmemesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığını, tebligatta çalışan işçinin daimi çalışan olup olmadığının belirtilmesi gerektiğini, ayrıca muhataba tebligatın neden yapılamadığının belirtilmesi gerektiğini, tebligatların usulsüz olması nedeniyle geçerli kamulaştırmadan bahsedilemeyeceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3.Davalılar ... vd. istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilleri murisine usulüne uygun tebligat yapılmadığını, kamulaştırma işleminin geçersiz olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı idarenin davanın yasal dayanağı olan 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesine uygun olarak tescil talep edebilmesi için kamulaştırma işlemlerinin malik ya da mirasçılarına tebliğ edilmesi koşulunun arandığı, davalı ...'e çıkartılan noter tebligatındaki şerhe göre muhatabın gösterilen adresten ayrıldığı, ikinci adresinin bilinmediği, muhtarlıkta kayda rastlanmadığından tebligatın iade edildiğinin anlaşıldığı, adres araştırması yapılmaksızın ilanen tebligat yapılmasının doğru olmadığı,
bu nedenle davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığından bahsedilemeyeceği, yine davalılar ..., ... ve ... murisi ...'a çıkartılan noter tebligatındaki şerhe göre muhatabın daimi işçisi ....imzasına tebliğ edildiği; ancak tebliğin muhatap yerine neden işçisine yapıldığı hususunun belirtilmemesi nedeniyle davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığından bahsedilemeyeceği,
yine davalı ...'e çıkartılan Noter tebligatındaki şerhe göre birlikte çalışan reşit işçisi Mehmet Karataş imzasına tebliğ edildiği ancak işçinin daimi olup olmadığının belirtilmediği gibi tebliğin muhatap yerine neden işçisine yapıldığı hususunun belirtilmemesi nedeniyle davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığından bahsedilemeyeceği, yukarıda bahsedilen kişilere kamulaştırma bedelinin ödendiğinin ispat edilemediği gibi bu davalılar tarafından açılmış kamulaştırma bedelinin artırılması davasının da bulunmadığı,
bu nedenlerle bu kişiler yönünden usulüne uygun kamulaştırma olduğundan bahsedilemeyeceği, ancak davası kabul edilen davalılar yönünden davacı yararına vekâlet ücreti hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesinin hatalı olduğu, davası kabul edilen davalılar lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerekirken vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğu, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davası kabul edilen davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken davacı üzerinde bırakılmasının hatalı olduğu,
İlk Derece Mahkemesince yapılan bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekillerinin dava konusu taşınmazın kamulaştırıldığından haberlerinin olmadığını, murislerine usulüne uygun tebligat yapılmadığını, bedelin ödendiğinin de ispat edilmediğini, bu nedenle verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun’un “Tapulu taşınmaz mallarda tescil” kenar başlıklı (mülga 24.04.2001- 4650/21 md.) 17 nci maddesi 3. 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Ana Kanun’a İşlenemeyen, 24.4.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi ile eklenen Geçici Madde 1 inci maddesi şöyledir: “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, kamulaştırma kararı alınmış ancak henüz tebligata çıkarılmamış kamulaştırmalarda bu Kanun hükümleri, diğerlerinde önceki hükümler uygulanır.”
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3352, K. 2024/10330, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama