İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/3434 K.2024/9668

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2024/3434Karar2024/9668Tarih5 Aralık 2024Okuma7 dk · 1.490 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2024/3434 E., 2024/9668 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Aralık 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/11 Esas, 2024/36 Karar
Dava tarihi
26.12.2011
Karar
Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.490 kelime·7 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 ve 432 nci maddeleri uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Asıl davada hüküm altına alınan ve davalı idare tarafından temyize konu edilen ecrimisil bedeli karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırının altında kalmaktadır.

Bu nedenle; asıl davada hükmedilen ecrimisil talebi yönünden davalı idare vekilinin temyiz isteminin reddine karar verildikten sonra, davalı idare vekilinin asıl davadaki tazminat ve birleştirilen davada ecrimisil ve tazminat istemleri yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Kdz. ..., Bağlık Mahallesi, 53 ada 68 parselde kayıtlı taşınmazın 25.05.2007 tarihinden beri maliki olduğunu, davalının, davacıya ait taşınmazın bir kısmına yol yapmak suretiyle kamulaştırma yapmaksızın ve hiçbir bedel ödemeksizin fiili olarak kullandığını ileri sürerek tazminat ve ecrimisil bedeline hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kamulaştırmasız el atma esaslarına dayandığından öncelikle müvekkil belediyeye tazminat hususunda uzlaşma talebi iletmesi gerekirken bu usule başvurmadığını, tazminat hukukunun genel ilkeleri çerçevesinde davacı, haksız işgal tazminatı açısından uğradığını iddia ettiği zararı kanıtlaması gerektiğini, dava konusu parsel üzerinde yol açıldığını ve kullanıldığını, bu nedenle yola çevrilerek kamu hizmetine özgülenmiş dava konusu taşınmaz için el atmanın önlenmesi kararı verilmesinin tapu malikine hiçbir yarar sağlamayacağını, bütün bu nedenlerle öncelikle usul ve kanuna aykırı haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 28.04.2016 tarihli ve 2011/787 Esas, 2016/289 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 28.04.2016 tarihli ve 2011/787 Esas, 2016/289 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi olan 2011 yılında, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m² değeri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilerek değerlendirilmediği gibi;

dava konusu taşınmazın değerinin tespitinde emsal olarak incelenen taşınmaz, tamamı Belediye lehine kamulaştırma yoluyla satılan özel amaçlı satış olduğundan bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir, arsa niteliğindeki taşınmazın ne şekilde kullanılacağı davacı tarafa açıklattırılıp, civar parsellerin kullanım durumları, kiraya veriliyorsa buna ilişkin emsal kira sözleşmeleri de ibraz ettirildikten sonra, taşınmaz başında keşif yapılıp, alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken.

Devlete Ait Mal Satış, Trampa, Kiraya verme, Mülkiyetin Gayri Ayni Hak Tesis, Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliği uyarınca yıllık ecrimisil bedelini satış bedelinin %5’i olarak belirleyen rapor esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması ve dava konusu taşınmaza fiilen hangi tarihte (ay, gün ve yıl olarak) el atıldığı davalı idareden sorularak, el atma tarihine ilişkin tüm belgelerin getirtilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmeyerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen ikinci Karar

Mahkemenin 15.05.2019 tarihli ve 2018/245 Esas, 2019/132 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacının vekili aracılığıyla, 21.12.2016 tarihinde davalı idareyle ecrimisil talebinden feragat etmek suretiyle 50.000,00 TL karşılığında taşınmazın satışı için anlaştığı ve dava konusu edilmiş olup fiilen el atılmış olan toplam 219,51 m²lik bölüm ifraz edilmek suretiyle davalı idare adına 11.01.2017 tarihinde 649 yevmiye no ile rızaen kamulaştırma sonucu tapuya tescil edilmiş olduğu anlaşıldığından, dava ve birleştirilen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmeyerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

3. Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamına karşı davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

4. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; her ne kadar 26.12.2011 tarihinde usulüne uygun olarak avukat ...’e verilmiş vekâletname ile dava açılmış ise de Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.06.2015 tarihli ve 2015/269 Esas, 2015/476 Karar sayılı ilamı ile davacı ...’nun kısıtlandığı, oğlu ...’nun vekil sıfatıyla Belediye Başkanlığına feragat dilekçesi verdiği, davacının kısıtlılık halinin devam edip etmediğinin araştırılarak, kısıtlılık halinin devam ettiğinin anlaşılması halinde.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 462 nci maddesinin birinci fıkrasının sekizinci alt bendine göre, vasinin dava konusu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilmesi için vesayet makamınca vasiye izin verilmesinin zorunlu olduğundan, öncelikle vesayet makamından izin alınıp alınmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmeyerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; el atma tarihinin 1983 yılı öncesi olmasına rağmen uzlaşma hususunun yeterince araştırılmadığını, vasi tarafından yapılan başvurunun geçerli sayılıp anlaşmanın geçersiz sayılmasının hatalı olduğunu, taşınmazın değerinin yüksek hesaplandığını, vasi ile imzalanan anlaşma tutanağındaki miktarın bedelden indirilmesi gerektiğini, ecrimisil miktarının yöntemine göre belirlenmediğini, vekâlet ücreti ve harcın yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu maliki davacılar ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine men'i müdahale davası açmağa hakkı olduğuna; ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

3. Değerlendirme

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 26.12.2011 tarihinde usulüne uygun olarak avukat ...’e verilmiş vekâletname ile dava açılmış ise de Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.06.2015 tarihli ve 2015/269 Esas, 2015/476 Karar sayılı kararı ile davacı ...’nun kısıtlandığı, vasi ... vekil sıfatıyla Belediye Başkanlığına feragat dilekçesi vermiş ise de vekâlet ilişkisi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 513 üncü maddesine göre ehliyetin kaybedilmesi ile kendiliğinden sona erdiğinden, davacının kısıtlılık hali devam ettiğinden ve vasinin dava konusu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilmesi için vesayet makamınca vasiye izin verilmesinin zorunlu olduğundan vekil ile davalı idare arasında yapılan feragat sözleşmesinin geçersiz olduğunun kabulü doğrudur.

3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler karann bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

4. Buna karşın, hükmedilen bedelin Zonguldak 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/269 Esas sayılı vesayet dosyasına ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ödeme hükmü kurulması doğru değildir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Asıl Davadaki Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B. Davalı İdare Vekilinin Asıl Davadaki Tazminat Talebi ile Birleştirilen Davaya İlişkin Temyizi Yönünden;

1.Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,

SONUÇ / HÜKÜM

2. Kamu düzenine ilişkin olarak yapılan inceleme sonunda; Mahkeme kararının hüküm fıkrasının asıl dava dosyası başlıklı bölümünün 1-A ve Birleştirilen Kdz. Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/61 Esas sayılı dava dosyası yönünden başlıklı bölümünün 1-A bentlerinde geçen "davacıya" kelimesinin çıkartılarak yerine "Zonguldak 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/269 Esas sayılı vesayet dosyasına" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3434, K. 2024/9668, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen ikinci Karar
  9. C. İkinci Bozma Kararı
  10. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
  11. V. Temyiz
  12. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  13. B. Temyiz Sebepleri
  14. C. Gerekçe
  15. VI. Karar
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3434
Karar No
2024/9668
Tarih
5 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3435 K.2024/7450
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/3437 K.2024/9529
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/3438 K.2024/4758
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/3439 K.2024/4988
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/3440 K.2024/14613
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/3441 K.2024/9732

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.