KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/3439 E., 2025/284 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/98 Esas, 2023/314 Karar
- Davalılar
- 1. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi vekili
Karar Metni
1.115 kelime·6 dk okuma·15 bölüm
Avukat ... 2. Şahinbey Belediyesi vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 18.12.2017
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Gaziantep ili, ..., ... Mahallesi 3119 ada 12 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde, otopark yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını, bu nedenle fiilen el atılan taşınmaz bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; hukuki el atma nedeniyle idari yargının görevli olduğunu, belediyelerinin bir tasarruf ve sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli ve 2020/48 Esas, 2020/455 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin belirlenen kesin süre içerisinde ihtarata rağmen keşif harç ve masraflarını yatırmadığı, 26.11.2020 tarihli celsede davacının bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığına dair karar verildiği, davanın ispatlanabilmesi için keşif deliline muhtaç olunduğundan avans yatırılmayan delil ileri sürülmemiş gibi davanın esası yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli ve 2021/481 Esas, 2022/1799 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacı taraf dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından beton ve asfalt dökülerek otopark haline getirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atıldığı iddiasına dayanarak dava açmış, davalı idare ise dava konusu taşınmazda imar uygulaması yapıldığını ve davanın konusuz kaldığını savunmuş olup davalı tarafın bu savunmaları karşısında ispat yükü yer değiştirerek davacı üzerinde bulunan ispat külfetinin davalı idareye geçtiği,
Mahkemece ispata ilişkin kuralların hatalı değerlendirilmesi neticesi ispat yükü altında bulunmayan davacının keşif avansını kesin süre içinde yatırmadığı ve böylece davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğu gibi kabule göre de delil avansının yatırılmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının ihtarı ile yetinilmesi ve açıkça,
mevcut delillere göre karar verilip gerektiğinde ret kararı verilebileceğinin ihtar edilmemesi nedeniyle ihtarın usulüne uygun olmadığının gözetilmemesi ve maddi tazminat istemli davanın tamamen reddi halinde maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın konusuz kalmış olması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen karar içerik olarak doğru olmakla birlikte müvekkilinin talebi doğrultusunda fiilen el atılan ... Mahallesi 3119 ada 12 parsel sayılı taşınmaz ile imar uygulaması sonucu tahsis edilen ...Mahallesi 5015 ada 9 parsel sayılı taşınmaz arasındaki değer farkının tespiti ile müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; imar uygulaması ile davacıya daha değerli bir taşınmaz tahsis edilmiş olup müvekkili idare aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri yönünden hatalı karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu mâliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “...Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazın imar uygulamasına girmesi sonucu yeni oluşan taşınmaza fiilen el atmanın bulunmamasına göre karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması doğru olduğu gibi, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu gözetilerek davacı yararına vekâlet ücretinin hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Alınması gereken maktu karar ve ilam harcı 69,85 TL’nin davacı tarafça yatırılan peşin harç ve ıslah harcından mahsubu ile bakiye 15.315,74 TL harcın davacıya iadesine karar verildiği halde, peşin harç ile ıslah harcı toplamı 15.585,59 TL’nin yargılama gideri olarak davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; (3) numaralı bendindeki “15.585,59 TL peşin ve ıslah harcı” ibaresi hükümden çıkartıldıktan sonra aynı bentteki “18.529,34” sayısının hükümden çıkartılması ve yerine “2.943,75” sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3439, K. 2025/284, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama