KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/3468 E., 2025/288 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/887 Esas, 2023/3217 Karar
Karar Metni
862 kelime·4 dk okuma·15 bölüm
Avukat ...
DAVA TARİHİ : 14.03.2022
İLK DERECE MAHKEMESİ
...2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
2022/166 Esas, 2022/806 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun davacı idare vekili yönünden esastan reddine, davalı vekili yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ...ili, ...,... köyü 113 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın bizzat Organize Sanayi Bölgesi yönetimi tarafından açılması sebebiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini ve taşınmazın arsa niteliğinde olduğu gözetilerek gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen kamulaştırma bedelinin davalıya ödenmesine ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırılan dava konusu taşınmazın ana yolla bağlantısı olmayan kendi yolu bulunmayan herhangi bir alt yapısı olmayan, belediye hizmetinden yararlanmayan yerleşim yerlerinin çok uzağında bir arazi olduğu gözetilmeden belirlenen objektif değer artış oranının yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda arazide su kuyularının da bulunduğu nazara alınarak taşınmazın sulu tarım arazisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava 14.03.2022 tarihinde açılmış olmasına rağmen açılan bedel tespit ve tescil davasında değerlendirmenin dava tarihi esas alınarak yapılması gerektiği halde,
2021 yılı üretim maliyet cetveli esas alınarak kamulaştırma bedelinin hesaplanması hatalı olduğundan ...İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 2022 yılı üretim maliyet cetvelinin temin edilerek dosyaya fiziken konulmasından sonra davaya konu kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza o bölgede kuru tarım arazilerinde hakim münavebe ürünleri esas alınarak ve aynı yerden intikal eden... köyü 110 ada 37 ve 38 parsel sayılı taşınmazlar için uygulanan münavebe ürünleri uygulanmak suretiyle metrekare birim fiyatı 49,23 TL olarak ve %200 objektif değer artışı ile 147,69 TL/m² olarak belirlenip 3.004.426,66 TL olduğu hesaplanarak fark
2.379.496,15 TL kamulaştırma bedelini yatırması için davacıya tebliğinden itibaren başlamak üzere 15 gün süre verilmiş, ancak fark bedelin yatırılmaması üzerine 30.11.2023 tarihinde ikinci kez 15 gün süre verilmiş ancak bedel yatırılmamış, usulüne uygun verilen kesin süreler ve davalı vekilinin yazılı beyanları dikkate alınarak davacı idare vekilinin istinaf itirazlarının reddine,
davalı vekilinin ise istinaf itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 356 ıncı maddesi gereğince duruşma açılarak İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle bedel depo edilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; son 5 yıl veri ortalamasının esas alınması gerekirken yalnızca 2022 yılı verileri esas alınarak hesaplanan bedelin hatalı olduğunu, objektif değer artış oranına esas alınan müzekkere davanın tarafı olan idarece hazırlanmış olduğundan hükme esas alınamayacağını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu taşınmazın değeri belirlendikten sonra tespit edilen kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun olarak verilen sürelere rağmen kamulaştırma bedeli depo edilmediğinden, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3468, K. 2025/288, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama