KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/4093 E., 2024/7569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/30 Esas, 2021/776 Karar
- Dava tarihi
- 22.09.2016
- Karar
- Direnme
Karar Metni
1.187 kelime·6 dk okuma·15 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Gebze-Orhangazi-İzmir otoyolu projesi kapsamında Bursa ili, ..., ...Mahallesi 812 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu, Mahkemece taşınmazın gerçek değerinin tespitini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2018 tarihli ve 2018/38 Esas, 2018/471 Karar sayılı kararıyla, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın kamulaştırılan bölümünün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.02.2019 tarihli ve 2018/3963 Esas, 2019/241 Karar sayılı kararıyla Mahkeme kararına esas alınan raporda dava konusu taşınmaz kapama incir bahçesi kabul edildiği halde, bu raporda belirlenen kapama incir bahçesi niteliğine göre objektif ve kapitalizasyon üzerinden bedel tespiti gerekirken kapama zeytin bahçesi kabul edilerek fazla bedel tespiti hatalı olduğundan ve Mahkemece verilen ilk karar ile ödenen bedele ilk karar tarihine kadar, iade üzerine oluşan fark bedele son karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerekirken, sadece fark bedele ilk karar tarihinden son karar tarihine kadar faiz yürütülmesi doğru olmadığından resen yapılan hesaplama sonucunda yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; taşınmazın kuru tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 5 uygulanması gerekirken, bu oranın % 4 kabulü ile fazla bedel tespiti, doğru olmadığı gibi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı,
01.06.2019 tarihli 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden ve Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli 31317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanun'la Değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 ncu maddesinin sekizinci fıkrasının dördüncü cümlesinin iptal edildiği nazara alınarak hüküm kurulması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bursa ilinin incir yetiştiriciliğinde önemli merkezlerden biri olduğu, bölgesel olarak incir yetiştiriciliği bakımından yeterli derecede yağış aldığı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin kapama bahçe niteliğindeki taşınmazlar için yaygın kapitalizasyon faiz oranının kuru/sulu ayrımı yapılmaksızın % 4 olarak uygulandığı, münavebeye esas kuru tarım arazileri için uygulanan % 5 kapitalizasyon faiz oranının kapama incir niteliğindeki taşınmazlara uygulanmasının taşınmazın rant getirisi ve bölgenin tarımsal niteliği bakımından adil ve hakkaniyete uygun olmadığı gerekçesiyle bozma kararının (1) numaralı bendi yönünden eylemli direnme kararı verilmiştir.
C. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen direnme kararına karşı davacı idare vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Dairemizin 05.04.2022 tarihli ve 2021/8923 Esas, 2022/6281 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda verilen 06.03.2024 tarihli ve 2022/5-526 Esas, 2024/159 Karar sayılı karar ile bozma kararının (1) numaralı bendine ilişkin direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına, bozma kararının uyulan (2) ve (3) numaralı bentlerine yönelik inceleme yapılması için dosyanın Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, objektif değer artışı oranının yüksek olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ve 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kapama incir bahçesi niteliğindeki Bursa ili, ..., ...Mahallesi 812 parsel sayılı taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tespit edilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir.
4. Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanun'la Değişik 2942 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının dördüncü cümlesinin iptal edildiği nazara alınarak derhal ödemeye ilişkin hüküm kurulması doğrudur.
5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
6. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda verilen 06.03.2024 tarihli ve 2022/5-526 Esas, 2024/159 Karar sayılı kararı ile bozma kararının (1) numaralı bendine ilişkin direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi gereğince hükmün bozulmasına karar verildiği gözetilerek, inceleme ve işlem yapılmak üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle, 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda verilen 06.03.2024 tarihli ve 2022/5-526 Esas, 2024/159 Karar sayılı kararı ile Dairemiz bozma kararında yer alan taşınmazın kuru tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 5 olması gerektiğine ilişkin (1) numaralı bendi yönünden direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, karar verildiği gözetilerek, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararının gerekleri yerine getirilmek üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4093, K. 2024/7569, 25 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama