KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/4211 E., 2024/10314 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/623 Esas, 2024/489 Karar
- Dava tarihi
- 16.03.2022
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/201 Esas, 2022/578 Karar
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Malatya ili, Battalgazi ilçesi, Söğüt köyü 102 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma konusu daimi irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için emsal alınan taşınmaza itirazlarının Mahkemece değerlendirilmediğini, emsal taşınmazın uygun olmadığını, dava bir tespit davası olmasına rağmen idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kuru tarla olarak kabulü ile (istinaf edenin sıfatı dikkate alınarak uygun bulunmuştur.) net gelirine göre değer biçilmesi ve taşınmaz için bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak kapitalizasyon faiz oranının %5 olarak alınması Yargıtay içtihatlarına uygun olup taşınmazın geometrik durumu, yüzölçümü ve enerji nakil hattının güzergahı dikkate alındığında bilirkişi raporunda takdir edilen irtifak değer düşüklüğü oranı üzerinden irtifak hakkı bedelinin tespiti kanuna uygun olduğundan davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın irtifak hakkı bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4211, K. 2024/10314, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama